ULUSAL İRADENİN TEMSİLCİSİ GAZİ MECLİS




ULUSAL İRADENİN TEMSİLCİSİ GAZİ MECLİS

 

            Kurtuluş Savaşı’nı yürüterek ülkemiz topraklarını işgalden kurtaran, Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Gazi Meclisin açılışının 97. yılındayız. 97 yıldır, büyük ölçüde kesintisiz devam eden ömründe, TBMM, Türk ulusunun kaderini elinde tutmuştur.

 

            TBMM’nin 23 Nisan 1920 tarihinde açılışının gerisinde I. Dünya Savaşı sonunun koşulları yatmaktadır. Birinci Dünya Savaşı yenilgimizle sonuçlanınca, savaş yıllarında ülkenin kaderini elinde tutan İttihatçı liderler ülkeyi terk etmişler ve böylece Padişah Vahdettin yönetimde daha etkili olma şansı yakalamıştı.

 

            Vahdettin’in eğitimi, tecrübesi, bilgi birikimi savaş sonu koşullarında büyük bir kriz yaşayan, ağır dış baskılarla karşılaşan ülkeyi bu badireden çıkarabilecek nitelikte değildi. Bu nedenle, Vahdettin, baskılar karşısında tutarlı, uygulanabilir, ulusal onuru koruyacak, devleti ve ulusu yaşatacak bir politika geliştiremedi. Bu ortamda, 21 Aralık 1918’de Osmanlı Mebuslar Meclisi’ni kapattı. Meclisin kapatılması yanında, başta sadrazamlar olmak üzere, atadığı devlet adamlarının da dirayetsizliği, ülkeyi yabancı devletlerin baskısına açık hale getirdi. İstanbul’da İngilizlerin kontrolü açıkça görülüyordu.

 

            Osmanlı Mebuslar Meclisi, bir yıl kadar sonra, 12 Ocak 1920’de yeniden açıldı. Ancak seçilen mebuslar, Vahdettin’in ve İngiltere’nin beklediği özellikte değildiler. Anadolu’daki seçimleri, genellikle ulusal iradeden yana, işgallere karşı olan kişiler kazanmıştı. Atatürk de Erzurum mebusu seçilmişti, ancak bu Meclis’in İstanbul’da verimli çalışamayacağını, güvende olmayacağını düşündüğünden İstanbul’a gitmemişti. Çok geçmeden Atatürk’ün haklılığı ortaya çıktı.

 

            Misak-ı Milli kararının alınmasının ardından, 16 Mart 1920’de, İngiliz birlikleri Osmanlı Mebuslar Meclisi’ni bastılar. Rauf bey (Orbay) dahil bazı mebusları, devlet adamlarını, gazetecileri tutukladılar ve Meclis fiilen çalışamaz hale geldi. 11 Nisan 1920 tarihinde de Vahdettin Meclis’i dağıttı. İşte tam bu ortamda, Atatürk, Ankara’da yeni bir Meclisin toplanması çağrısı yaptı. Osmanlı Mebuslar Meclisi’nin kapatılması TBMM’nin kuruluşuna zemin hazırlamış ve ulusun iradesinin ortadan kaldırılmak istenmesi Ankara’da yeni bir Meclisin kurulmasına meşruiyet sağlamıştı.

 

            Dağıtılan Osmanlı Mebuslar Meclisi’nden katılmak isteyenler ve Ankara’ya gelebilenler ile Anadolu’da yeniden yapılan seçimlerde seçilen mebuslar 23 Nisan 1920 günü Ankara Ulus’ta, şimdi artık müze olan binada TBMM’ni açtılar. Bu Meclis, yeni bir ruhu, niteliği, hedefi olan bir Meclis’ti. Egemenliğin kayıtsız şartsız ulusa ait olduğu fikriyle yola çıktı ve bu fikri tam anlamıyla hayata geçirdi.

 

            İstanbul’daki iktidarın, Anadolu’daki direniş hareketinin dinsizlik olduğu yönündeki suçlamalarına bir önlem olmak üzere Meclisin açılışı Cuma günü namaz sonrası gerçekleştirildi ve dini motifler çok güçlü bir şekilde vurgulandı. TBMM, asıl ertesi gün faaliyetlerine başladı. Atatürk o gün yaptığı çok önemli konuşmada; ulusal sınırlar içinde, kendi gücüne dayanarak hareket etme hedefini ortaya koydu. Hayalci, yayılmacı planları reddetti, uluslararası işbirliği mesajları verdi.

 

            Yine aynı gün yapılan seçimlerle, Atatürk, Meclis Başkanı seçildi. Böylece TBMM ulusun kaderinde söz sahibi olmak için gereken en önemli adımı atmış oldu. Meclis, Atatürk’ün başkanlığında uzun, yorucu ama dirayetle yönetilen bir süreç sonunda Anadolu topraklarını işgalden kurtardı. Daima Türk ulusunun iradesinin temsilcisi oldu.

 

            Çok geçmeden, Meclisin açıldığı gün, Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı olarak kabul edildi. Bu, dünyada çocuklara armağan edilmiş ilk ve tek bayramdır.

 

            Sonuç olarak, kurulduğu günden itibaren, TBMM’nin varlığı ile Türk ulusunun varlığı birbirlerinin teminatıdır ve öyle de kalması ulusumuzun ve devletimizin tarihi süreçte varlığını sürdürebilmesi için zorunlu koşuldur.

 

 

Süleyman Tüzün


İlgili Etiketler

İlgili etiket bulunamamıştır.


Okuyucu Yorumları