Çiğli’de Gençler Biyoçeşitliliğe Ve İklim Krizine Dikkat Çekti

İzmir

Çiğli’de Gençler Biyoçeşitliliğe Ve İklim Krizine Dikkat Çekti

Çevre-doğa bilincine biyoçeşitliliğe, sürdürülebilir kalkınma amaçlarına ve ekolojik kentlere dikkat çekmeye çalışan Çiğli Kent Konseyi Gençlik Meclisi geçtiğimiz günlerde katılım sağladıkları Gediz Deltası saha gözlem gezisinin ardından, iklim krizine dikkat çekmek için bir de eğitim gerçekleştirdi




Çevre-doğa bilincine, biyoçeşitliliğe, sürdürülebilir kalkınma amaçlarına ve ekolojik kentlere dikkat çekmeye çalışan Çiğli Kent Konseyi Gençlik Meclisi, geçtiğimiz günlerde katılım sağladıkları Gediz Deltası saha gözlem gezisinin ardından, iklim krizine dikkat çekmek için Sosyal İklim Derneği ile birlikte “Biyoçeşitlilik ve İklim Krizi Eğitimini” gerçekleştirdi.

Eğitim de Sosyal İklim Derneği adına Biyoçeşitlilik Elçileri Öykü Özen, Zeynep Sandal ve Sinem Kılınçcı anlatımları yaptılar.

Sinem Kılınçcı, Biyoçeşitlilik konusu üzerine dikkat çekti. Kılınçcı, “Ekolojik sistemde herhangi bir canlının zarar görmesi, sistemin zarar görmesine sebep olmaktadır” dedi.

BİYOÇEŞİTLİLİK NEDEN ÖNEMLİDİR?

Yaşayan bütün organizmalar (bu tanımın içerisinde bitkiler, mantarlar, bakteriler alemi de dahildir.) aktif olarak etkileşim halindedir. En basit örneği; insan bedeninde mikrohabitat bulunmaktadır. Bu mikrohabitat içerisinde zararsız sayılabilecek bakteriler ve virüsler bulunmaktadır. Bu sayede vücut savunma sistemimiz dışarıdan gelen yabancı bakteri/virüsleri tanıyarak sağlıklı hayat için bağışıklık sağlamaktadır.

Bu durumu makro boyutta düşündüğümüz zaman; bitkiler, hayvanlar, mantarlar, bakteriler alemiyle sürekli etkileşim halindeyiz. En temel ihtiyaç kabul edilen giyinme ve yemek ihtiyaçlarımızı bitkilerle, hayvanlarla etkileşimlerde bulunarak çeşitlilik yaratıyoruz. Yani bir ekosistem içerisinde ne kadar çeşitlilik olursa; hem etkileşim artar hem de türler arasında olasılıklar artar.

Aynı şekilde biyoçeşitlilik ekolojik döngülerinde koruyucusudur.

Okyanuslar üzerinde bulunan siyano bakteriler yüzde 80 oranında oksijen üretebildiği için yaşam devam etmektedir. Bu döngülerin devam edebilmesi adına türlerin çeşitliliği ve etkileşim halinde bulunması önemlidir. Ve bu döngülerin içerisinde en temel tür kaybı, döngüyü tamamen değiştirebilecek güçtedir. Biraz öncesi verdiğimiz örneğe geri dönersek okyanuslarda siyano bakteri kaybettiğimizi düşünün, sizce durum nasıl olurdu?

(Döngü kırıldığı için yaşam şartları büyük oranda değişirdi. Çünkü evrimsel olarak da suda başlayan yaşam ilk defa siyano bakterinin oksijen üretmesiyle başladığı için yalnızca bakteri kaybı bile büyük sonuçlara yol açmaktadır.)

Öykü Özen, İklim Krizi ve 6. Yok Oluş senaryosunu dile getirdi. Özen,  “İçinde bulunduğumuz yüzyılın sonuna kadar ortalama 3 derecelik artış beklenmektedir. Rakamsal olarak ufak gibi görünmesi, dünyanın reaksiyonları göz önüne alındığında canlı yaşamının son bulması anlamına engel olmamaktadır”

İKLİM KRİZİ VE 6. YOK OLUŞ

İklim krizi, olağanın dışında seyreden hava olaylarının bütününü ifade ettiğimiz kavramdır. En çok farkına vardığımız, hissettiğimiz etkileri canlı çeşitliliğinde inanılmaz bir kırıma sebep olması ve orman yangınlarındaki artıştır. Bu doğrultuda geçtiğimiz yıllarda ülkemizde ve dünyada yaşanan, kontrol altına almanın imkansıza yakın olduğu yangınları örnek gösterebiliriz.

Sanayi devrimi ile başlayan süreç ve fosil yakıtların tüketiminde yaşanan artış, beraberinden daha önce eşi benzeri görülmemiş bir küresel sıcaklık artışını getirdi. Dünya nüfusunun kontrolsüz artışı daha çok tüketime, daha çok tüketim de daha çok ısınmaya sebep oldu.

Zeynep Sandal ise İklim Savunuculuğunun aktarımını yaptı. Sandal, “Savunuculuk için 10 tane sorumuz var ve en önemli iş karar vericilere düşmektedir, onların gerçekleştireceği program ile daha doğru bir şekilde ve daha çok kişiye ulaşabiliriz”

Savunuculuk Nedir?

Savunuculuk, toplulukların haklarına saygı gösterilmesinin ve bu hakların hayata geçirilmesinin sağlanması sürecidir.

Savunuculuk karar alıcıları etkileyen organize bir süreçtir. Herkes, savunuculuk eğitimi başlatabilir. Bu eylem ne kadar düzenli ve yapılandırılmış olursa, somut sonuçlara ulaşma şansı da o kadar yüksektir.

 

Savunuculuk Planlaması İçin 10 Soru

            Ne istiyoruz? (Hedefler)

            Mesajımızın kime ulaşmasını istiyoruz? (Hedef Kitle)

            Hedef kitlenin ne duymaya ihtiyacı var? (Mesajlar)

            Bunu kimden duymak istiyorlar? (Sözcüler)

            Bunu onlara nasıl duyuracağız? (İletişim)

            Elimizde ne var? (Kaynaklar)

            Karşımızdakiler kimdir? (Gerekçeler)

            Gelişmek için neye ihtiyacımız var? (Zorluklar)

            Nasıl başlayalım? (Aşamalar)

            İşe yaradığını nasıl anlayacağız? (Değerlendirme)

 

Sandal ayrıca “Savunuculuğun hiç bitmeyen ve hep devam eden bir süreç olduğunu akılda tutmak önemlidir.”  “Uzun dönemli bir bakış açısını geliştirin ve küçük de olsa bir zafer kazandığınızda bunu kutlamayı unutmayın!” sözleriyle de iklim savunuculuğunun çözümüne dikkat çekti.

İklim Savunuculuğuna destek veren kurum ve projelere örnek olarak da;

“350 Türkiye, TEMA, ENV.net Projesi, Katılımcı Nehir Havza Yönetimi Projesi, İklim İçin Kadın Liderler Projesi, İklim Elçileri” örnek gösterildi.

Sinem Kılınçcı, Ekolojik Kentler konusuna dikkat çekti. Kılınçcı, “Ekolojik kentler ve yaşanabilir kent” sloganıyla dünyada ekolojiye, biyoçeşitliliğe örnek olan ülkeleri ve yaptığı çalışmalardan söz etti.

EKOLOJİK KENTLER

Ortaya çıkan çevresel sorunlar başta insanoğlu olmak üzere ekosistemdeki tüm canlı organizmaların yaşamını tehlikeye düşürmüştür.

Sanayileşmenin getirdiği çevresel sorunlar doğa esaslı düşüncesinin gelişimine yüksek derecede hizmet etmiştir. Kentler için yaşanabilirlik, kentte yaşayanların günlük yaşamı içinde ihtiyaç duydukları sağlıklı çevresel şartların ve yaşam kalitesinin karşılığıdır.

 Günümüzde kentleşmenin doğal koşullar üzerindeki olumsuz etkisinin şiddetlenmesi, benzer şekilde kent içindeki çevresel bozulmaların insan sağlığı ve etkinlikleri üzerindeki etkilerinin artması gibi negatif gelişmeler, araştırmacıları “ekolojik kentler ve yaşanabilir kent” kavramı üzerinde çok boyutlu düşünmeye ve sorgulamaya itmektedir.

Ekolojik kentler, mevcut kent alanları içinde sağlıklı ve yaşanabilir yaşam adacıkları yaratma çabalarının bütünü olarak da tanımlanabilir. Kısaca ekolojik kentler, kentsel büyümenin doğa temelli yaklaşımla planlanmasıdır.

Kentsel ekoloji uzmanları, birkaç yıl boyunca bir kentin yamalarını izlemekten ekosistemin gelişmesini izlemeye ve şehirdeki koşulları iyileştirmek için tasarlanan politika önerilerinde bulunmaya kadar her şeyi yapabilir. Ekolojik çözümler bütün bir şehre yayıldığında, araştırmacılar kent manzarasını inceleyebilir, sokakların nasıl yerleştirildiğine ve trafiğin nasıl davrandığına bakabilir ve çoğu şehirde bulunan park ve bahçelerde doğal yaşamın ceplerini keşfedebilirler.

Konut yapımında yayılmak yerine yoğunlaşmak; arazinin yeniden kullanılmasına izin vermek; yaya ağırlıklı, yoğun ve karma bir şehir merkezi oluşturmak; araç kullanımının azaltılmasını teşvik etmek; toplu taşımaya öncelik vermek; yenilenebilir enerjileri kullanmak ve kendi kendine yetebilen yeşil teknolojileri tercih etmek bu stratejilerden bazılarıdır.

Dünyada ekolojiye dikkat çeken ülkeler:

Hamburg (Almanya), Lizbon (Portekiz).

Örneğin Almanya’da yer alan Hamburg kenti 2011 yılında Avrupa Komisyonu’nun himayesinde verilen Avrupa Yeşil Başkenti olarak ödülünü kazanmıştır. Hamburg, 2007 yılında yürürlüğe konulan iklim koruma yasası, araştırma ve adaptasyon programları vasıtasıyla CO2’yi azaltmak için büyük çaba sarf etmiştir. Hamburg kentinin eko-kent olma yolunda attığı adımlar şu şekilde özetlenebilir:

·         Kent merkezinden kırsal alanlara ulaşım kolaydır. Ayrıca kent merkezinden çeşitli bölgelere doğru yeşil ağ oluşturulmuştur. Dar yeşil alanlar ile geniş yeşil alanlar arasında bağlantı sağlanmıştır.

·         Kente özgü bir peyzaj planlama politikası oluşturulmuştur. Parklar, eğlence ve spor alanları, oyun alanları ve diğer kent merkezleri birbirine bağlı ve kolay ulaşılır bir hale dönüştürülmüştür. Böylelikle yaya ya da bisikletle kent merkezleri arasında ulaşım kolaylıkla sağlanabilmektedir.

·         Yeşil ağ, hayvanların ve diğer türlerin bir yerden diğerine özgürce hareket etmesini sağlamakta, yaşam habitatlarını da kapsamaktadır..

·         Hamburg, su tedarikinin %100'ünü yüksek kaliteli, doğal ve yerel yeraltı sularından sağlamaktadır. Ayrıca atıkların geri dönüşümü konusunda başarılı uygulamalar hayata geçirilmiştir.

·         Hamburg limanı ekonomik ve ekolojik faydaların birlikte gözetildiği, enerji tasarrufunu gözeten, çevreye duyarlı aynı zamanda maliyetleri azaltan bir özelliğe sahiptir. Bu durum Hamburg Limanı’nı Avrupa’nın en önemli limanlarından biri haline getirmiş, kentin refah düzeyine olumlu etki etmiştir.

 

Zeynep Sandal, Biyoçeşitlilik Politikasının nasıl olması gerektiğine ve hangi politikaların izlendiğini aktardı.

BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (1992), Kyoto Protokolü (1997), Paris İklim Antlaşması (2005), Uluslararası Süreçler ve Biyoçeşitlilik RIO Zirvesi, Biyoçeşitilik Sözleşmesi (1992), COP 26 İklim Zirvesi, Fransa Biyoçeşitlilik Zirvesi One Planet Summit (12 Ocak 2021)

 

Son olarak Çiğli Kent Konseyi Gençlik Meclisi Başkanı Cemil Efe BOZKURT, Gediz Deltasında yaşanan duruma dikkat çekti. "'Gediz Deltası İklim krizinden büyük ölçüde etkileniyor. Hiç bir şey yapmadan böyle devam edersek 2050 yılına kadar Gediz Deltası diye bir yerin kalmayacağı belirtiliyor. İklim krizine ilişkin somut adımlar atılması gerekiyor, bakanlık ismine İklim Değişikliği ibaresi ekleyerek, İklim Değişikliği birimleri kurularak İklim krizi ile mücadele edilmiyor. Doğa Mirası için tüm kriterleri sağlayan Gediz Deltasın UNESCO Doğa Mirası olarak tescillenmesi gerekiyor.

 

Bugün tüm sivil aktörler ile muazzam bir biyoçeşitlilik örneği olan Gediz Deltasını anlatmalı ve korumalıyız. İlerleyen günlerde Çiğli Kent Konseyi olarak Gediz Deltasına ilişkin imza kampanyası başlatacağız. Tüm hemşehrilerimizin bu kampanyaya destek olmasını bekliyoruz." diye konuştu.

 




Bu haber 28.5.2022 15:34:21 tarihinde eklenmiştir.


Okuyucu Yorumları

Haber Gezintisi

  • Açık havada sinema keyfi başlıyor

  • CHP'li Torun’un istifasının ardından YDK’ya İzmirli yeni üye… İşte o isim!

  • CHP'li Aykut Erdoğdu ve Tuba Torun istifa etti

  • CHP'li Bülbül'den ÇED Raporları İle İlgili Açıklama: 'AKP'nin Çevre Ve Doğa Düşmanlığı Bitmiyor'

  • İnce İzmir'de konuştu: “Bu memlekete 3A lazım”

  • Yücel Tire’de Açıkladı: “Cumhur İttifakında Oy Kaybı Yüzde 12” 

  • İstanbul İzmir Rotasında En Doğru Seçenek Havayolu!

  • Bayraklı Belediyesi yaz konserleri devam ediyor

  • Karşıyaka Madımak’ı Unutmuyor

  • İzmirli “Demir Lady” Hollanda’da dördüncü oldu

  • Meral Akşener Erdoğan’a çağrı yaptı: Seçim kararı al

  • Ekonomik güven endeksi en düşük seviyede!

  • CHP'li Bülbül, Kepenk Kapatan Esnaf İle İlgili Konuştu: 'Vatandaş Bunun Hesabını Sandıkta Soracak'

  • Motorine bir indirim daha

  • Asgari ücrete zam: Hangi formüller masada?

  • ESHOT otobüslerinde gazilere özel düzenleme

  • Faciadan dönüldü….Tunç Soyer'e suikastı  polis önledi

  • CHP’li Sertel depremzedeler için yapılan konutlardaki kusurları fotoğraflarla gösterdi

Benzer Haberler