Ege Çevre ve Kültür Platformu (EGEÇEP) çağrısı ile 12 Mart Cumartesi günü Yelki’de belediye başkanları, siyasi parti temsilcileri, STK’lar ve vatandaşların yoğun katılımıyla “Zeytinime Dokunma” buluşması gerçekleşti.
Buluşmaya katılan Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin; “Öncelikle bu önemli mesele için bizi bir araya getiren EGEÇEP’e çok teşekkür ederim.
Seferihisarlı köylüler için zeytin ağacının altı demek, çocuklarının, kendilerinin hatta anne babalarının çocukluklarının geçtiği yer demek. Zamanında Yırca’da termik santral uğruna katledilen 6 bin 666 ağaç için mahallenin muhtarı evlatlarımızı öldürdüler demişti. Orhanlı’da yapılmak istenen JES’e karşı zeytin ağaçlarını savunan köylülerimiz de aynılarını söyledi” dedi.
Zeytini en iyi beraber büyüdüğü insanlar savunur diyerek konuşmasına devam eden Yetişkin; “Bu sebeple yerel yönetimler olarak üzerimize çok iş düştüğünü düşünüyorum. Zeytinini savunan köylümüzü, çiftçimizi desteklemeye ve bu konuda mücadele etmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Zeytinlik alanların madencilik faaliyetlerine açılmasına imkan veren yönetmeliğin iptali için hukuki mücadele başlatan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, sivil toplum örgütlerinin düzenlediği “Zeytinime Dokunma” temalı etkinliğe katıldı. Soyer, “Hiçbirimiz korkmuyoruz, hayatı savunmaya, doğayı savunmaya devam edeceğiz” dedi.
Zeytinlikleri maden faaliyetlerine açan yönetmeliğe karşı yüze yakın yakın yerel yönetim ve sivil toplum kuruluşu Güzelbahçe Yelki'de bir araya gelerek basın açıklaması yaptı. Ege Çevre ve Kültür Platformu’nun (EGEÇEP) çağrısıyla yapılan “Zeytinime Dokunma” toplantısına İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer de katıldı.

Soyer: “Doğaya sahip çıkmak hayata sahip çıkmaktır”
Başkan Tunç Soyer konuşmasında belediye başkanları olarak asli görevlerinin doğaya sahip çıkmak olduğunu söyledi. Soyer, “Biz aslında zeytin ağaçlarının sahibi değiliz onlar bize sahip. Binlerce yıldır bu coğrafyada onlar vardı. Biz hepimiz geçip gideceğiz bu topraklardan ama zeytin ağaçlarımız kalmaya devam edecek. Biz zeytin ağaçlarımızı korumak, onlara sahip çıkmak zorundayız. Şunu da biliyoruz ki doğaya sahip çıkmak hayata sahip çıkmaktır. Bu aynı zamanda cesaret gerektirir. Bugün İstiklal Marşı'mızın kabulünün 101. yılı. Bu marş, Kurtuluş Savaşı destanının yaşandığı günlerde ortaya çıkmıştır. Dönemin acılarını, umutlarını içinde taşır ve 'korkma!' diye başlar. Korkmuyoruz! Hiçbirimiz korkmuyoruz. Hayatı savunmaya, doğayı savunmaya devam edeceğiz. Bugün dünyada yaşanan bu büyük savaş, hayatı savunmayanların ödediği bedeldir. Biz savunmaya, doğamızı korumaya, zeytinimize sahip çıkmaya devam edeceğiz. Tek yapmamız gereken birbirimize sahip çıkmak, uyum içinde mücadele etmektir. Çok yakınız. Doğadan yana, hayattan yana bir iktidarı kurmaya ilk defa bu kadar çok yakınız” dedi.
Kenti koruyarak geliştirmek zorundayız
Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa İnce “Benim görevim Güzelbahçe'yi geliştirmek ama temel ilkem koruyarak geliştirmek. Bunun içinde de zeytin varsa, öncelikle doğayı ve zeytini korumamız lazım” diye konuştu.
Güler: “Kendi savaşlarında yok olacaklar”
Sivil toplum kuruluşları adına basın açıklamasını okuyan ve zeytin için mücadeleye devam edeceklerini ifade eden Çeşme Çevre Platformu Sözcüsü Ahmet Güler, “Bizler, bu toprağın sevdalıları olarak zeytinimize, tarım alanlarımıza, doğamıza ve yaşam alanlarımıza sahip çıkıyoruz. Yaşadığımız bu doğayı ve toprakları korumak için mücadelemiz omuz omuza artarak devam edecek. Bu saldırılar bitene kadar da her karış toprağımızda bu hainlikleri yapanların karşısında olacağız. Unutulmasın! Barışın simgesini yok etmeye çalışanlar, kendi savaşları içinde yok olacaklar” ifadelerini kullandı.
“Zeytinime Dokunma” basın açıklaması diğer sivil toplum kuruluşları temsilcilerinin açıklamaları ile devam etti. Programın sonunda Grup Dostyürek besteledikleri “ağacıma dokunma, zeytinime dokunma” şarkısını seslendirdi.
Güzelbahçe Yelki’de düzenlenen etkinlik 45 katılımcı kuruluşun basın açıklaması gerçekleştirmesinin ardından sona erdi.

İŞTE O AÇIKLAMA:
Zeytinliklerin enerji madenciliğine açılmasını sağlamak için Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından gerçekleştirilen Maden Yönetmeliği değişikliğine karşı bugün, 12 Mart Cumartesi günü, EGEÇEP ve Çeşme Çevre Platformu çağrısı ile “zeytinler katledilmesin” diyenler buraya toplandı.
Bölgemiz çiftçilerinin en önemli gelir kaynaklarından olan zeytinciliğe yeni bir darbe daha vurulmak isteniyor! Zeytinliklerimiz enerji ve maden şirketlerinin yağma ve talan projelerine açılmak isteniyor!
1939 yılında çıkartılan ve Zeytinliklerimizi koruyan 3573 Sayılı ZEYTİNCİLİĞİN ISLAHI VE YABANİLERİNİN AŞILATTIRILMASI HAKKINDA KANUN’u daha önce 8 kez değiştirmeye çalışan enerji ve maden lobileri, yasayı değiştirtemeyince çareyi bu kez Maden Yönetmeliğini değiştirtmekte buldu.
01.03.2022 tarih ve 31765 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından hazırlanan “Maden Yönetmeliği’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik” ile zeytinlikler iktidar tarafından enerji ve maden projelerine, kömüre feda edilmek isteniyor.
Bizler daha ne oluyor derken bu yönetmelikten tam 4 gün sonra 05.03.2022 tarihinde bu sefer Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından 31769 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak KORUNAN ALANLARIN TESPİT, TESCİL VE ONAYINA İLİŞKİN USUL VE ESASLARA DAİR YÖNETMELİKTE değişiklik yapılıp, Nitelikli Koruma Alanlarında Rüzgar, Güneş ve Hidroelektrik santrallerinin yapımına da izin verildi.
İktidar, tam da ülkemizin yanı başında bir savaş sürerken ve dikkatlerimiz bu savaşa yönelmişken bu değişikleri gerçekleştirerek zeytinliklerimizi, tarım alanlarımızı, doğal varlıklarımızı talanın yolunu açtı.
Eğer biz Anayasal bir Hukuk Devleti isek; Yasalar Anayasaya, Yönetmelikler ise Yasalara aykırı düzenlenemez. O zaman bu yönetmelik değişikliği tam bir HUKUKSUZLUK’tur. 2017 tarihli Maden Yönetmeliği zaten gerekli istisnaları madencilik lehine vermişken, 1 Mart 2022 tarihli yönetmelik değişikliği ile Ege’de ve de ülkemizin her yerindeki zeytinliklerimizin talanına normlar hiyerarşisine aykırı bir şekilde yeni bir yasal kılıf hazırlanmaktadır.

Zeytin bütün kutsal metinlerde, dinlerde, edebi eserlerde kutsaldır! O "ölmez ağaç"tır. Binlerce yıldır Anadolu insanının en kadim dostu, geçim kaynağı, can damarıdır.
Zeytinliklerimizin ölüm fermanı olacak olan bu değişikliği asla kabul etmiyoruz. Kutsal ve ölümsüz zeytin ağacını kömüre, taş ocaklarına, madenlere kurban ettirmeyeceğiz.
Kanunları değiştirmeyi başaramayan şirketler bu kez de Yönetmeliklerle amaçlarına ulaşmaya çalışıyor. Gerekçeleri ise enerji madenciliği için kamu yararı imiş. Gerçekte kimin yararı? Enerji ve maden şirketleri zeytinliklerimizde daha rahat at koşturacak. Zeytin mi üstün kamu yararıdır kömür mü? Şu ana kadar açtığımız birçok davada Bakanlıklar tarafından verilen kamu yararı kararı, yargı tarafından “üstün kamu yararı doğayı ve tarım alanlarını korumaktır” gerekçesiyle bozulmuştur.
Kazdağları örneğinde de görüldüğü gibi, değişiklikte yer alan “madencilik faaliyeti yürütecek kişinin faaliyetlerin bitiminde sahayı rehabilite ederek eski hale getireceğini taahhüt etmesi şartıyla” ifadesinin koruyucu hiçbir etkisi yoktur.
Taahhütlere uyulması konusunda günümüze kadar Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın da Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının da Tarım ve Orman Bakanlığının da somut hiçbir yaptırımı olmamıştır. Bir elin parmaklarını geçmeyecek sayıda göstermelik yapılan birkaç rehabilitasyon çalışması doğal alanlarımızın yok edilmesinden sonraki yapay alanlar olarak gösterilmektedir.
1 ağaca karşı 5 ağaç dikeceğiz diyorlar. Madem bu yeni ağaçları dikebilecek tarım arazimiz var diye zeytin ağaç varlığını arttırmıyoruz.
Zeytinlik bir taşınmaz tarım arazisi vasfıdır. Üzerindeki Zeytin ağaçlarının taşınarak vasfının değiştirilmesi normal karşılanabilecek bir durum değildir. Bu bilimsel olarak ta kabul edilemez bir zorlamadır. Bunun bir zamanlar inşaat için fay hattını taşıyan zihniyetten hiçbir farkı yoktur.
Enerji ve madencilik madencilik projelerinin iklim değişikliğine olan etkisini hepimiz biliyoruz. Daha yeni Paris Anlaşmasını imzalayarak kömürlü enerji santrallerinin terkedilmesi konusunda taahhüt vermediniz mi?
Zeytin ağaçlarımızın yok edilmesi, orman varlığımızın tahrip edilmesi, havamızın kirletilmesi, sağlıklı gıdaya erişim hakkımızın ihlal edilmesi ve iklim krizine karşı kırılganlığımızın arttırılması, kabul edilemez
Biz dost örgütler, meslek odaları, STK’lar, çevre gönüllüleri kısaca bu toprakların sevdalıları zeytinimize, tarım alanlarımıza, doğamıza yani yaşama sahip çıkıyoruz. Yaşadığımız bu doğayı ve toprakları korumak için mücadelemiz omuz omuza artarak devam edecektir. Bu saldırılar bitene kadar her karış toprağında bu hainlikleri yapanların karşısında olacak, hukuk tanımazlara karşı her zaman hukukun üstünlüğünü savunarak geleceğimize sahip çıkacağız.
Unutulmamalıdır ki barışın simgesini yok etmeye çalışanlar kendi savaşları içinde yok olacaktır.

Bu haber 12.3.2022 10:20:32 tarihinde eklenmiştir.

Başkan Soyer “Zeytinime Dokunma” açıklamasına katıldı: “Hayatı ve doğayı savunmaya devam edeceğiz”

Acıların Kadını’ Bergen'in doktoru anlattı: Bir an olsun yüzünde umutsuzluk görmedim

Kiev'e ilerleyen Rus birliklerine şok baskın! Tanklardan inip kaçıştılar

CHP örgütü Antalya'da kampa giriyor!

Davutoğlu'ndan çarpıcı 'İzmir hedefi!'

Başkan Yetişkin: “Zeytini en iyi beraber büyüdüğü insanlar savunur”

Konut Üretimi Düştü; Kiralama bedelleri yükseldi: İşte İzmir’de son durum!

Kadın ve Sosyal Politikalar Merkezi’nin ilk etkinliğine Yazar Handan Gökçek konuk oldu

İzmir'de sahipsiz sokak köpekleri için rehabilitasyon hizmeti başladı

Çanakkale Zaferi Bornova’da etkinliklerle kutlanacak

Kınık’ta 12 Mart İstiklal Marşının Kabulünün 101. Yıl Dönümü Nedeniyle Program Düzenlendi

Karşıyaka’da Çöp Konteynerleri Yer Altına Alınıyor

Kılıçdaroğlu, The Economist'in manşetinde: Hayatının en büyük mücadelesine hazırlanıyor

Buca İstiklal Marşı için tek yürek

Karabağlar, İstiklal Marşı'nın 101. yılını kutladı

Başkan İlkay Girgin Erdoğan’dan o iddialara yanıt!

Berkin Elvan Güzelbahçe’de anıldı

İzmir'de CHP-DEVA buluşması!

2022© Bu sitenin tüm hakları saklıdır.