Öfkelenince Neden Bağırırız




2020 yılında yaşamakta olduğumuz Covid-19 pandemi sürecinde beden ve ruh sağlığımıza dikkat etmek zorundayız. Yaşanan bu belisizlik ortamında duygularımızı dengeleyebilmek ruh ve beden sağlığımız için oldukça önemli.   

 

İnsanlar neden bu kadar gergin, öfkeli ve şiddete meyilli? Her geçen gün basında cinayet haberleri, alacak-verecek meseleleri yüzünden veya çok basit nedenlerden dolayı çıkan kavgalar trafikte dahi hoşgörü olması gerekirken gereksiz tartışmalar çıkan kavgalar ve cinayetler. Toplumumuzun bu noktaya gelmesindeki asıl sebepler nelerdir diye düşünüyor insan. İşsizliğin artmasıyla esnafların işinin bozulması ile geçim sıkıntısı içine düşmek mi, enflasyondaki düzensizlik mi, Covid19 (Corona) virüsünün insanların hem ekonomik hem psikolojilerini etkilemeleri mi? Toplumun şu andaki temel yarası olan öfke ilgili bir hikayeyi sizlerle paylaşmak istiyorum.

 

Hintli bir ermiş öğrencileri ile gezinirken Ganj nehri kenarında birbirlerine öfke içinde bağıran bir aile görmüş. Öğrencilerine dönüp “insanlar neden birbirlerine öfke ile bağırırlar?” diye sormuş.

Öğrencilerden biri “çünkü sükûnetimizi kaybederiz” deyince ermiş “ama öfkelendiğimiz insan yanı başımızdayken neden bağırırız? O kişiye söylemek istediklerimizi daha alçak bir ses tonu ile de aktarabilecekken niye bağırırız?” diye tekrar sormuş.

Öğrencilerden ses çıkmayınca anlatmaya başlamış: “İki insan birbirine öfkelendiği zaman, kalpleri birbirinden uzaklaşır. Bu uzak mesafeden birbirlerinin kalplerine seslerini duyurabilmek için bağırmak zorunda kalırlar. Ne kadar çok öfkelenirlerse, arada açılan mesafeyi kapatabilmek için o kadar çok bağırmaları gerekir.”

“Peki, iki insan birbirini sevdiğinde ne olur? Birbirlerine bağırmak yerine sakince konuşurlar, çünkü kalpleri birbirine yakındır, arada mesafe ya yoktur ya da çok azdır. Peki, iki insan birbirini daha da fazla severse ne olur? Artık konuşmazlar, sadece fısıldaşırlar, çünkü kalpleri birbirlerine daha da yakınlaşmıştır. Artık bir süre sonra konuşmalarına bile gerek kalmaz, sadece birbirlerine bakmaları yeterli olur. İşte birbirini gerçek anlamda seven iki insanın yakınlığı böyle bir şeydir.”

Daha sonra ermiş öğrencilerine bakarak şöyle devam etmiş: “Bu nedenle tartıştığınız zaman kalplerinizin arasına mesafe girmesine izin vermeyin. Aranıza mesafe koyacak sözcüklerden uzak durun. Aksi takdirde mesafenin arttığı öyle bir gün gelir ki, geriye dönüp birbirinize yakınlaşacak yolu bulamayabilirsiniz.

 

2020 yılında oldukça kötü günler geçirdik ve geçirmeye devam ediyoruz Umuyorum ki aşınıda bulunması ve uygulanması ile güzel günler tekrar yaşayacağız. 2021 yılı ile neşeli, sağlıklı, bol kazançlı bir yıl geçirelim inşallah.


Son Yazıları


İlgili Etiketler

İlgili etiket bulunamamıştır.


Okuyucu Yorumları