Ege / Güncel / İzmir / Politika / Yerel Politika

Zeynel Mertoğlu ile “CHP Neden Hayır Diyor”

Anayasa Değişikliği ve Başkanlık Tartışması…




TBMM’de görüşülen Anayasa Değişikliği ile ilgili olarak CHP Çiğli İlçe Başkanı Zeynel Mertoğlu ile “Neden Hayır” dedikleri üzerine bir röportaj gerçekleştirdik.

 

Ali KELLE / Ege Haber Ajansı Gerçekleşen röportajda CHP Çiğli İlçe Başkanı Zeynel Mertoğlu, “Anayasa Değişikliği ve Partili Cumhurbaşkanı” tasarısını birçok konudan ele alarak partisi adına bir değerlendirme yaptı.  CHP Çiğli İlçe Örgütü olarak genel merkez ile aynı kanaatte olduklarını ve düşünülen anayasa değişikliğinin ne yeri, ne zamanı olduğunun altını çizdi. Olası halk oylaması ihtimalini düşünerek ilçe örgütlerinin şimdiden yoğun bir çalışmaya koyulduklarını belirtti. Dün İzmir Büyükşehir Belediyesi önünde sivil toplum kuruluşların tertiplediği ve CHP İzmir İl Örgütü’nün de katıldığı “Diktaya karşı ayağa kalkıyoruz” eylemi ile bu mücadelenin başladığını ifade etti.

CHP Çiğli İlçe Başkanı Zeynel Mertoğlu’nun “Neden Hayır” röportajında konu başlıkları şöyle:

İzmir ayağa kalkıyoruz eylemi

Dün İzmir Büyükşehir Belediye Binası önünde gerçekleşen eylem gerçekten beklenen karşılığı verdi.

Bu eylem CHP İzmir İl Başkanlığı tarafından düzenlenmedi. “İzmir ayağa kalkıyoruz” eyleminin tertipçileri duyarlı sivil toplum kuruluşlarıdır. Bu duyarlı sivil toplum kuruluşları Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD), Birleşik Kamu İş, Çağdaş Eğitim Vakfı, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD), Kadın Cinayetleri Durduracağız Platformu, İstanbul Kadın Birliği, Devlet Opera, Tiyatro ve Bale Çalışanları Topluluğu, Uğur Mumcu Vakfı, Yargıçlar Sendikası ve Alevi Bektaşi Dernekleri Federasyonu’dur. Biz de CHP olarak her zaman sivil toplum kuruluşlarına destek verdik, veriyoruz ve vermeye devam edeceğiz. Bu eylemede CHP İzmir İl Örgütü olarak katılım gösterdik. Gerçekleşen eylem Cumhuriyet değerlerinin vurgulanması, kamuoyunun başkanlık konusunda bilinçlenmesi açısından faydalı olduğunu düşünüyorum.

Bizde CHP Çiğli İlçe Örgütü olarak eylemde bulunduk. Daha önceleri Çiğli’nin her mahallesinde ayağa kalkıyoruz eylemini tertipleyip halkta farkındalık yaratmaya çalışmıştık. Bu eylemde de CHP Çiğli İlçe Örgütü olarak sloganlarımızla, etkinliklerimizle kendimizi gösterdiğimize inanıyorum.

Başkanlık ve anayasa değişikliği üzerine

“Başkanlık Sisteminin” ve yapılmak istenen “Anayasa Değişikliğinin” Türkiye’ye getirdiği durumları değerlendirecek olursak, görüşülen anayasa değişiklikleri ile bir diktatörya kurulmaya çalışılıyor. Demokratik sistemin vazgeçilmez ve bağımsız olması gereken unsurları olan yargı, yürütme ve yasama bir kişinin kontrolüne geçiyor.

Hiçbir vatandaşın can mal ve hukuk güvenliği kalmıyor, her kişi, kurum ve kuruluş bir tek kişinin vicdanına terk ediliyor. Yönetimi denetleyecek hiçbir güç kalmıyor, devlet yönetiminde ve ülkede zorbalık hakim kılınıyor. Planlanan sistemle şu anda anladığımız kadarıyla bir kişi hem yürütmenin başı, hem yasama hem de yargı görevini kendi bünyesinde topluyor. Meclisin olacağı söyleniyor fakat günümüzde dahi meclis çalışamaz bir durumdayken başkanlık sisteminin olduğu rejimde meclis tamamen aciz kılınıyor. Bu değişiklikle meclisimizi de demokrasimizi de tarihe gömmüş oluyoruz.

“Sandık sandık mücadele edeceğiz”

Elbette iktidar ve mevcut Cumhurbaşkanı bunu topluma dayatmaya çalışıyor diye bizde mücadeleden yılmayacağız. Partimiz olan CHP’nin kurucusu bilindiği gibi Mustafa Kemal Atatürk’tür. Atatürk’ün kurduğu parti olarak Cumhuriyet, Atatürk İlke ve İnkılapları’na, demokratik, laik ve çağdaş hukuk devletine sonuna kadar sahip çıkacağız.

Biz Çiğli’de bu çalışmamızı sandık örgütlenmesi bazında, sandık sandık yapmayı düşünüyoruz. Bu referandumun başka bir alternatifi yok. Vatandaşlarımız yapılan önceki seçimlerde “Bir sonraki seçimde bakarız” demiş olabilirler fakat referandum sonrası bu ihtimal devre dışı kalabilir. Bunu iyice Çiğli kamuoyuna anlatacağız ve inanıyorum ki oy oranımızın üstünde %80’lerin sütsünde bir “Hayır” oyumun çıkmasını sağlayacağız.

Örgütümüz bunun için hazır, biz bunun mücadelesi için hazırız, bizim yanımızda gelen AKP’li ve MHP’li seçmenlerimiz bile bu durumdan rahatsız, bunu açık açık söylüyorlar. Çünkü Türkiye’de dış politika, ekonomik durum, terör örgütlerinin yuvalandığı bir ülke durumuna geldik. Kutuplaşmanın olduğu bir ülke haline geldik. Anayasa değişikliği esasında toplumun tümünün ortak bir tabakası içerisinde olacağı bir değişiklik olması gerekirken, sadece %51in kabul edeceği %49’un istemeyeceği bir anayasa olacaktır. Türkiye’nin hali durumu şuan bunun için müsait değil! Her gün bir yerde patlama oluyor, sürekli şehit haberlerimiz oluyor, polisimiz, askerimiz, sivil vatandaşlarımız öldürülüyor, ekonomi dolar ve Euro’nun tavan bulduğu bu ülkede, işsizliğin bu kadar tavan bulduğu bu ülkede bu başkanlık sistemini getirmenin ne anlamı var? Kime ne getirecek? Türkiye’nin normalleşmesi lazım. Biz muhalefet olarak her zaman hazırız genel başkanımızın da söylediği gibi terör örgütleri sorununun çözümü için ne istiyorsanız gereken desteği veririz diyor, ekonominin düzelmesi için gereken destek ne ise veririz diyor, çünkü Türkiye’nin normalleşmeye ihtiyacı var.

 

 

“Buradan bütün vatanseverlere çağrı yapıyorum”

Türkiye’de Cumhuriyet değerlerine, Atatürk’ün İlke ve İnkılaplarına en çok sahip çıkan, milliyetçi arkadaşlarımızdır, sosyal demokrat CHP’li arkadaşlarımızdır. Bu ülke için en büyük bedelleri sağ-sol davası meselesinden dolayı hem ülkücü arkadaşlar hem de solcu arkadaşlar vermiştir. Bu düşüncemizi her dile getirdiğimizde ülkücü arkadaşlarımızın da değindiği, söylediği nokta budur. Yine bizim emperyalizme karşı savaşarak koruduğumuz bu Cumhuriyet değerlerimizi koruma zamanıdır. Ülkücü arkadaşların, MHP’li arkadaşların ve AKP’nin içerisindeki liberal esasında Cumhuriyet değerlerimize sahip olan arkadaşlarımızın buna “Hayır” diyeceğini umut ediyorum ve onları Cumhuriyet’e, Atatürk’e ve Demokrasi’ye sahip çıkmaya çağırıyorum. Onun için bizim alana gideceğimiz arkadaşlar partili ruhu ile gelen arkadaşlar değildir. Ülke sorunumuz artık particilik sorunu değil, cumhuriyet değerlerine sahip çıkma meselesidir. Bu nedenle yapılacak olan referanduma “Hayır” demek için bu arkadaşlarla yürüyeceğiz.

“CHP’den umutluyum”

Basın üzerinden yürütülen kampanyalar ile toplum bir algı baskısına maruz bırakılıyor. Cumhurbaşkanı, AK Parti ve MHP konuyla ilgili sürekli destek verici açıklamalar yapıyorlar. Bildiğimiz gibi HDP Türkiye partisi olma iddiası gütmüştü lakin 7 Haziran 2015 seçimlerinden sonra daha bölgesel politikalara yöneldi. MEHP ise içerisinde büyük bir kaos hakim durumda bulunuyor. AKP zaten tek adamlı bir yapıya mevcut. Bu ve benzeri nedenlerden ötürü Türkiye’de “Hayır”ın sesi biz olacağız. Biliyoruz üzerimize ağır bir yük bindi. Çünkü ülkenin geleceğini tehdit eden bir konuda CHP yalnız kaldı fakat var gücümüzle çalışarak CHP ile halkı buluşturacağız ve bu kötü gidişe bir dur diyeceğimize inanıyorum. Ben şahsen partim adına ümitliyim. Çünkü biz referanduma partisel, şahsi çıkarlarla değil milli ve ülkesel konularla gideceğiz. İnanıyorum ki ülkede rejimin değişmesini istemeyen her kesim, kim olursa olsun CHP’de kendini bulacak ve “Hayır” çalışmalarımıza destek vererek Recep Tayyip Erdoğan’ın sarılmaz imajını bozacaktır.

Diğer ihtimal üzerine

Bu konu hakkında temkinli yorum yapmak istiyorum. Çünkü bu konu bıçak sırtı olan bir konudur. Hepimiz az çok kestirebiliyoruz ki, AKP referandumdan %60 ile çıkamayacak. “Evet” çıkacağına inanmıyorum fakat diyelim ki çıktı; bu %50-55 civarında olacak ve ne yazık ki toplumumuz iki kutba bölünmüş hale gelecektir. Bu ülke içerisinde kaos çıkartır demiyorum. Çünkü ülke genelinde zaten bir kaos mevcut, bu durum kaosu daha fazla artırır diye düşünüyorum. Ülkemiz hepimizin yaşayarak gördüğü gibi diken üstünde bulunuyor. Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgemizde askerimiz, polisimiz teröre karşı mücadele ediyor. Bölge de sosyal hayat durma noktasına gelmiş durumda bulunuyor. Ülkemizin anakentlerinde sürekli canlı bomba eylemleri gerçekleşiyor. İnsanlar tedirgin bir haldeler. Ülkemizde kayıt altına alınmamış 5 milyona yakın mülteci bulunuyor. Elbette yabancı düşmanı değiliz fakat bu insanların kim oldukları ne derece biliyor? Bu önemsiz bir soru mu? Ülkemizde istihbaratın iş yapmadığı gayet açık değil mi? Hem Türkiye’yi emperyal güçler dizayn etmeye çalışıyor deyip hem ülkeyi kutuplaştırmak hangi sağlıklı aklın ürünü olabilir? Soruları gibi endişeler duyuyorum diyebilirim.

“Hayır”ın anlam ve önemi

 

Şuna inanıyorum ki, Türk Milleti referandum sürecinde bütün partisel ve ideolojik kimliklerini bir köşeye koyarak Cumhuriyet, Atatürk ve demokrasi de birleşecektir ve “Hayır” oyunu verecektir. Böylelikle ülkemizde yeni bir dönem açılacaktır. AKP’nin sorgulanamaz durumu çözülecek, olası bir erken seçim ile de AKP iktidarı devredecektir. Böylelikle basının üzerinde, siyasetin üzerinde, toplumun üzerinde ve daha birçok kurum ve kuruluşun üzerindeki iktidar baskısı ortadan kalktığında Türkiye hızla bir normalleşme ve kalkınma sürecine girecektir. 




Bu haber 19.01.2017 16:51:33 tarihinde eklenmiştir.


Okuyucu Yorumları

Haber Gezintisi

  • 15 ayda 1160 öğrenciye ücretsiz ders

  • Halkın Parası Oluk Oluk Akıtılıyor

  • Konak’ta 7’den 70’e resim sergisi

  • Zeytinlik’e 1000 kişilik iftar sofrası kuruldu

  • Yunus Emre ile başladı

  • Avrupa'nın zirvesindeyiz

  • Bayraklı’da Ramazan birlikteliği

  • Zeytin ağaçlarımıza, meralaramıza, kıyılarımıza kıymayın efendiler!

  • Çiğli Balatçık’ta iftar

  • Bu onur Eshot'un

  • ‘’1050 dekar arazi su ile buluşacak’’

  • Gümüş kızlar

  • Şimdi daha 'cici' oldu

  • Binali Öztürk; Hedef maaş değil, Chp !

  • Çiğli’de “Skandal Zam” Tepkisi !

  • Bayraklı’da yüzme bilmeyen kalmasın

  • Mavi gurur  

  • Dört element sanatla buluştu

Benzer Haberler