“Hukukun Sınıfta Kalışı”




İstanbul Sözleşmesi'nden çekilme kararına karşı açılan davaları gören Danıştay 10. Dairesi 20 Mart 2021 tarihli Cumhurbaşkanı Kararının iptali istemini oy çokluğuyla reddetti.

Danıştay’ın bu kararı Anayasada yazan hukuk devleti kavramının maskeleştirildiğinin göstergesidir. Bu karar hukuk devletine vurulmuş bir darbedir. Kuvvetler ayrılığının artık bulunmadığını gösterir niteliktedir. Cumhurbaşkanının aldığı kararların yargı denetimi dışında olduğunu ve ülkemizdeki hukukun sınıfta kaldığını kanıtlar.

Danıştay’ın kararının Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’ne( UYAP) düşmeden önce yandaş medya tarafından yayımlanması, insan haklarına ilişkin olan sözleşmenin yürütme yetkisine değil, temel haklara ilişkin olmasına rağmen Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile düzenleme yapılması hukuka aykırı değil midir? Anayasa sadece sembolik hale mi gelmiştir?

Bir gece yarısı ansızın alınan ve ertesi gün Resmi Gazetede yayımlanan karar ile çekildiğimiz İstanbul Sözleşmesi’nin tarafı olarak kalıp sözleşmeyi uygulasaydık, 2021 yılında katledilen 280 kadın ve 2022 yılında sadece 6 ayda katledilen 163 kadın aramızda olabilirdi.

Türkiye, sözleşme 11 Mayıs 2011'de imzaya açıldığında ilk imzayı atmış, parlamentosunda diğer ülkelerden önce onaylamıştı. Bakanlar Kurulu Kararının Resmi Gazete'de yayımlanmasının ardından da onay belgesini Avrupa Konseyi Sekretaryası’na sunan ilk ülke olmuştu. Zamanında ilk imzacı olmak ile övünenler ne oldu da birden sözleşmeye saldırıp kaldırmak istedi? Övünenler ve kaldırmak isteyenler aynı kişiler değil mi? Sözleşmeden çekilmek hangi ‘büyük’ planın bir ön hazırlığı?

Öfkeliyim çünkü ülkemde rahat değilim, öfkeliyim çünkü umutlarım söndürülmeye çalışılıyor, öfkeliyim çünkü hukuk toprak altına koyulmaya çalışılıyor, öfkeliyim çünkü camdan bile olmayan kocaman tellerle kaplı bir tavanda hissediyorum. Fakat farklı renklere saygı duyulan, hukukun üstün olduğu, insana ve çevreye değer verilen günler ufukta.

Ret kararı alınmış olabilir fakat bu, biz mücadele verenler için bir son değildir. Mahkeme salonlarını ve sokakları dolduran halkın attığı adalet çığlığı ve mücadelemiz Olimpos’un Sönmeyen Ateşi Yanartaş misali ebedidir. Şairin de dediği gibi ‘bitmedi daha sürüyor o kavga ve sürecek yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek! ‘

Köşe yazarlığına ilk adımımı hassasiyetimin bulunduğu bir konu ile atmış bulunmaktayım. Bundan sonraki süreçte söz söylemekten, düşünmekten, çalışmaktan kaçınmayan bir genç olarak  devamlı şekilde Ege Haber Ajansı'nda yazmaya devam edeceğim. Sevgi ve saygılarımla...


İlgili Etiketler

İlgili etiket bulunamamıştır.


Okuyucu Yorumları