Tarımın 10 yıllık yol haritası İzmir’de belirlendi!

Ana Manşet / Ekonomi / Güncel

Tarımın 10 yıllık yol haritası İzmir’de belirlendi!

Turkuvaz Medya Grubu ve Para Dergisi’nin Tarım ve Orman Bakanlığı himayesinde yeni 10 yılda Türkiye tarımının yol haritasına katkı sağlamak amacıyla düzenlediği ‘Tarım Ormanın Geleceği Zirvesi’ tarım ve ormancılık sektörünün tüm paydaşlarını İzmir’de buluşturdu.




Çiğdem CANPOLAT / EHAEGE - Turkuvaz Medya Grubu İcra Kurulu Üyesi Yasemin Gebeş’in açılış konuşmasıyla başlanan Tarım ve Ormanın Geleceği buluşmalarının son ayağı olan Zirve’de, ‘Tarımı Geleceğe Taşıyanlar’ ve ‘Genç Topraklar’ ödülleri de sahiplerini buldu.

Tarım ve Orman Bakanlığı’nın hedeflerinin, stratejisinin ve gerçekleştirdiği çalışmaların sonuçlarının duyurulması amacıyla İzmir Swissotel’de gerçekleştirilen Zirve’de Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli’nın yanı sıra İzmir Valisi Yavuz Selim Köşger, sektör paydaşları, kamu ve özel sektör yetkilileri, akademisyenler, girişimciler, kooperatif temsilcileri gibi tüm sektör oyuncuları katıldı.

Tarım Ormanın Geleceği Zirvesi’nin ilk özel oturumunda Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli, ATV Ankara Temsilcisi Şebnem Bursalı ve Sabah Gazetesi Ankara Temsilcisi ve Yazarı Okan Müderrisoğlu’nun sorularını yanıtladı.

PAKDEMİRLİ: PANDEMİDE TÜM SEKTÖRLER İYİ BİR SINAV VERDİ

Pandemi sürecinde tarımın nasıl şekillendiğini anlatan Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli, “Pandemi herkese sürpriz oldu. Kriz yönetebilir bir şeydir. Şu an durum başına göre biraz daha belirgin hale geldi. İlk günlerde tüm dünya kabuğuna çekilme, ekonomi ve toplumsal hayatı durdurma gibi aksiyon aldı. Bizim yapmamız gereken bir şeyler vardı. Tüm sektörler iyi bir sınav verdi. Bakanlık olarak bize çok şey düştü marketleri toplayıp bir araya gelelim e stokları arttıralım dedik. Bir araya geldiğimizde hazır olana ve hazır olmayanlar vardı. Perakende sektörünü tebrik ediyorum, iyi bir sınav verdi. Tüm dünyada rafların boşaldığının gördük. Gıdanın fazlasını üretiyoruz. Tüketicinin davranışını ve bu sıkıntılı dönemde psikolojisini de yönetmek gerekiyordu. Bu dönemde bir tüketici markete girdiğinde istediği ürünü ne olursa olsun bulması gerekiyordu. Vaka olmadan dedik bize gelecek ve böylelikle iyi bir hazırlık dönemi geçirdik. Türk insanın pratiği ve pragmatikliği sayesinde oldu. Yurt dışındaki gibi boş raf görmedik. Herkes evine kapansın bütün faaliyetler dursun dedik ama gıdayı ve tarımı durduramayız dediler. Çiftçiye diplomatik pasaport verilmesi ön gördük. Herkes evde otururken çiftçimiz sahaya çıkacak dedik. Karşılığını da aldık. Birçok sektörün küçüldüğü halde tarım sektörü Türkiye’de büyüdü. Bu arada çiftçinin moralini de düzeltmek gerekiyordu. 22 milyara varan destek paketi vardı. İlk 80’inini ödedik. Hazine alanlarının üretimi açılmasını istedik. Mümkün mertebe hep tarımın paydaşlarını hem de tüketicinin elini rahatlattık. Tüketiciye ne zaman markete gelirseniz gelin, istediğinizi bulursunuz dedik. Otellerin, cafelerin eskiye göre daha az çalıştığını düşünürsek, broşürlerimizi aldık kanallarla çıktı. Bakın bu hafta bu ürün indirimde dedik. Bu da işe yaradı. Türkiye’de gıda konusunda bir çöpe atılan dökülen bir şey olmadı. Çiçek konusunda bile olmadı. Hollanda’da çiçekler döküldü ama bizde olmadı” dedi.

“MORAL VERİNCE NETİCESİ İYİ OLUYOR”

Tarımın ekonomideki yerinin bir fotoğrafını çeken Bakan Pakdemirli, “Tarımın toplam hasılattan yüzde 26 pay aldığını dile getiren Bakan Pakdemirli, “Bu konuda Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemindeki başarısını ortaya koymak gerekir. Türkiye toprak kaynakları açısında çok zengin değil. Ölçek olarak da arazilerimiz küçük. Çiftçimiz köylümüz arazisini iyi optimize ediyor. Böylelikle Türkiye dünyada ilk 10 arasına girebiliyor Avrupa’da da lideriz. Tüm çeyreklere baktığınızda tarım tüm çeyreklerde büyüyor. Tarımla ilgili denilebilecek çok şey varama şu an bunu demek lazım. Türkiye tarım ürünlerini sağlıklı üretebilen ve güçlü bir alt yapsın olan ülkedir. Bizim insanımız moralle çalışır. Özellikle tarımın paydaşları bu konuda daha hassas. Moral verince neticesi iyi oluyor. Biz bir şey üretmiyoruz, üretilmesine destek oluyoruz. Destek bizden, gayret sizden, bereket Allah’tan. Üretmediğiniz bir alanda planlama yapmak o kadar kolay değil. Ama Türkiye’yi büyük bir tarla, çiftlik veya ağıl gibi düşünün. Burayı planlama için desteklerle yönlendiren gibi bir sistem var. Doğru yönlendirme ile iyi sonuçlar alınabiliyor” şeklinde konuştu.

“SİYASETTE BU KONULAR SON DERECE SPEKÜLE EDİLİYOR”

Çiftçiğe verilen destek hakkında bilgilendiren Pakdemirli, “Desteklerde bir AK Parti hükümetleri öncesinde sadece alımlar vardı. Regülasyon ve müdahale vardı. Sonra destek ve müdahil alımları oldu ama şimdi ikisini aynı pakette yürütüyoruz. Yüzde 44 tarımsal hasılat arttı. Morali arttığınızda sonuçları görüyorsunuz. Biz özellikle bu yılda küçüklere daha fazla değinilecek ve iki bin destek almayacak kimse kalmayacak diye bir düzenleme yaptık. 12 tane yeni destek başlattık. 32 desteğin birim fiyatını arttırdık. Yüzde 80’e yakınını ilk 6 ayda dağıttık ki neticeleri alabilelim. Bir ülke hiçbir konuda her şeyi üretemez. Uygun koşulları olmak gerekir. Belli alanlardan rekabetçi kılar ve üstünlük verir. Maalesef siyasette bu konular son derece speküle ediliyor ve bunlar üzerinden siyasal rant edilmeye çalışılıyor. Kendi kendimize yeten bir ülkeyiz. Ama bugün tropik meyveleri üretip ihracata başladık. Bir ülkenin ithalatı ve ihracatı normal seviyesinde yapıyor olmaları son derece normaldir. Mesela bizim muzla ilgili yüzde 140 korunuyoruz. Yerli üreticiyi koruyoruz. Kısa parmağım kadar muz vardır, şimdi muzlar uzadı. Önümüzdeki yılın sonunda muzda kendi kendine yetecek. İthalat tamamen bitecek ve ihracata başlayacağız. Türkiye’de tarım bitti demek mümkün değil. Çoğu üründe dünyada birinci veya ikizciyiz. Mesela makarnada dünya ikincisiyiz. Su ürünlerinde de 1 milyar dolar ihracat yapıyoruz. Saman ithalat ediyorsunuz dediler. Bunların hepsi yalan ithamlar. Muhalefet partisinin Genel Başkanları hazırlayıp sunuyor” ifadelerini kullandı.

“ZARAR EDEN KİMSE KALMAYACAK, KALMAMALI”

Piyasaların takibini çok iyi yaptıklarını belirten Pakdemirli, “2018 yılında çok da ekonomik olmayan koşullarda Bakanlığa Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi teslim almak durumunda kaldı. Bazı problemler yaşadık. Ama 2019 yılı itibarıyla zarar eden kimse kalmayacak, kalmamalı. Girdi fiyatlarının artışından bahseder. Girdiler maliyetleri arttırıyor olabilir ama dünya fiyatlarının ötesinde biz sizleri memnun edecek, para kazandıracağız. Hasat döneminde yanınızda olacağız. Çayından, mısırından, fındığından tutun birçok alanda üretici dostu fiyat politikalarıyla biz üreticiyi memnun ettik. Piyasaları çok iyi takip ediyoruz” diye konuştu.

“HER 3 GIDADAN BİRİ TÜKETİLMEDEN ÇÖPE GİDİYOR”

Vatandaşın hormonlu gıda endişeleri hakkında konuşan Pakdemirli, Türkiye’nin saplıklı üreten bir ülke olduğunu belirtti. Pakdemirli, “Bununla hepimiz gurur duyabiliriz. AK Parti iktidarı döneminde GDO konunda çok yüksek alarma sahip olan ülkelerden birilerdir. Bizde bu yüzde sıfırdır. Hiçbir şey olmayacaktır. Bu zaman zaman bazı sektörleri sıkıntıya soksa da bu aslında temiz GDO’dan ayrılmış, sağlıklı gıdaların üretildiği gibi Türkiye’nin yükselmesini sağlıyor. Türkiye’nin sağlıklı GDO’lar üretiyor kısmını daha iyi pazarlamamız gerekiyor. Daha yüksek KDV ile satıyor olmamız gerekiyor. Bu konuda Türkiye’nin çok daha fazla söz sahibi olmamız lazım. Dünyadaki teknolojileri de iyi takip etmemiz gerekiyor. Dünya kar amaçlı kapitalist bir sistemle hareket ettiği için bizim de takipte olmamız gerekiyor. Daha çok evimizdeki gıdaya nasıl davranıyoruz? Anneannem bir kuru ekmek görse öper duvarına koyardı. Hepimiz bu şekilde yetiştik. Ama gelir artınca daha çok tabağımızdakini savurur olduk. Her 3 gıdadan biri tüketilmeden çöpe gidiyor. Bunu iyi değerlendirsek dünyada aç kalmayacak. Biz senede 300 bin fidan dikiyoruz. Benzer bir başarıyı bu konuda da yakalamayı umuyoruz. Herkesi ilgisini çekecek bireyler yapıyor olacağız. Lansman yüzü olarak bize sosyal sorumluluk projelerinde destek olan birçok insan var. Bize “Cano” destek olacak. Pelerinli bir arkadaşımız” dedi.

DİJİTAL TARIM PAZARINDA YENİ ADIMLAR

Dijitalleşme ve tarım hakkında bilgilendirme yapan Pakdemirli şu ifadeleri kullandı:

“Dijital tarım pazarında şu oluyor. Çiftçi ürünü üretiyor, en çok da bozulan ürünlerde. Süreli ürünler üretildiği gün satılmazsa yandınız. Dünyada sözleşmeli üretim birçok ülkede var. Patates, pancar gibi birkaç üründe var. Çok yaygın değil. Tüm ürünlerde sözleşme üretim yüzde 5’i geçmez. Çiftçi ile alıcı bir sözleşme var. Yapacağınızın hasılatın karşılığında bu fiyatta alırım diyor. Gel karşılıklı anlaşalım. Para ve ayni yardımla çiftçi ile alıcı arasında bir sözleşme imzalıyor. Çitçi az bile kazansa ne kadar alacağını önceden biliyor. Biz bununla ilgili yasa tasarımızı şu an Meclis’te. Tarım bununla daha fazla önem kazanacak. Bu toprağa atılmış bir tohum. Türkiye’de en az 5 veya 10‘luk bir tarımın bununla olmasını istiyoruz.”

“ZARARLI ÜRÜNLERİ İFŞA ETMEYE DEVAM EDECEĞİZ”

İnsan sağlığına zararlı üretim konusunda ciddi bir ifşa çalışması yaptıklarını söyleyen Bakan Pakdemirli, “Bizim için önemli olan sağlıklı gıdanın vatandaşlara ulaştırmasıdır. Bakanlıkların genel yapısı da bunları taramak. Ama biz standarda uydurduk. Ciddi bir şekilde zararlı ürünün paylaşımını yapıyoruz. Bu ifşalarla tüketiciye sağlıklı gıda ulaştırıyorsunuz. İyi ile kötüyü ayırabileceğiniz bir ayırım olması gerekiyor. Biz yine ifşalar yapacağız ama bunlara ağır cezalar getiriyoruz. Sağlıklı gıdalarımız daha sağlıklı bir şekilde üretimini destekleyeceğiz. Türkiye eski Türkiye değil. Ambalaja ürün girdiğinde bir korku oluyor. Ben bu sahtekarlığı yaptım ama sonu ne olacak diye korkuyor. Ama tabi ki kar hırsı önüne geçiyor. İzmirli bir üretici yanıma geldi. “Sana teşekkür ediyorum” dedi. Ben zeytinyağımızı satamıyordum satmaya başladım dedi. Bizimkini tenekesi 275 lira ama diğerleri karışık yağ alıyorlar 100 TL’ye. Ama sizin sıkı takibinizden sonra herkes korkmaya başladı. Bunun takibini yaptığınızda kaliteli ürünü elde etmiş oluyorsunuz” dedi.

“DÜNYA VE TÜRKİYE ALARM VERİYOR”

İlklim değişikliği için tüm dünyada ve Türkiye’de alarm zillerinin çaldığını açıklayan Pakdemirli, “Bugün itibarıyla dünya nüfusu artacak, gıda tüketimi artacak, bioçeşitlilik azalacak, atımda kullanacak su azalacak. Artışlar hep aleyhte, azalmalarda aleyhte. Daha zor bir dünya bizi bekliyor yepyeni kavram ve konular çıkacak. Gıda milliyetçiliği çıkacak. Bizde limon var ama sezona kadar bize yeter. Sadece iç ihtiyaca buna yönlendireceğiz. Limon ihracatından sonra Rusya’da halde kilosu 7 dolara çıktı kolisi. İste istemez bu kavram çıktı. Üretimi daha iyi optimize etmemiz lazım. Sınırlı kaynaklardan maksimum fayda ve verim nasıl sağlanır, onu öğrenmemiz gerekiyor. Yüzde 10 arttırmak lazım. Toplam üretimi birim bazında…. Yeşil büyüme, sera gazını azaltan üretim modelleri gibi konuların hepsi aslında gündemimizde olacak. Gündemimize almak için geçen yıl tarım şurası yaptık. 5 yıllık plan yapalım herkes konuşsun. 25 yıla ışık tutsun. Bir defa 3 bin paydaş vardı, 50 bin fikir topladık. Bunları toplayıp ortak akılda damıtarak bir eylem planı hazırladık. Dedik ki diğer şuralardan farklı olarak eylem ve zaman planı açıklayalım. Önümüzde 5 ve 25 yıl için adımlarımız atıyoruz. Üretimimizi planlarken su odaklı tarım için optimize etmemiz gerekiyor” şeklinde konuştu.

ORMAN YANGINLARINI SÖNDÜRMEDE İHA DESTEĞİ

Orman yangınlarını söndürmede İHA’ların büyük bir rol oynadığını vurgulayan Pakdemirli, “Geçen sene de orman yangınlarını yaşadık. Bu olumsuzluğa karşı olumlu bir durum ekledik, ağaçlandırma çalışmaları başlattık. 35 ülkede aynı zamanda ağaç dikim yapacağız kamuoyuna doğru mesajı vermek. Hükümet bu işin içinde ve en iyi verimle çalışıyor diye onlara anlatmak. Geçen çıka Hatay yangınında Cumhurbaşkanımızı  arayarak isterseniz ‘kabineye geleyim’ dedim. Bana, “Söndürmeden gelme” dedi. Yangınlar genelde arazinin ortasında oluyor ve oralarda geceliyoruz. Bir tanesi kamuoyuna biri teşkilata moral vermek için orada oluyoruz. Geçen yıldan bu yıla İHA’ları kullanıyoruz. Sahaya inince bakıyorum, İHA kalktı mı diye soruyorlar. Yangın bir savaş, durumunu bilmem gerekiyor. Yangın nerede bilmemiz gerekiyor, etrafını çevirip çevirmediğimiz bilmemiz gerekiyor, rüzgar nereden geliyor gibi hepsinin dijital haritalarda görmeye başladık. Gece hava araçları uçamadığı için, uzaktan görüş kapanıyor. Ama yukarıdan bir gözle baktığınızda sevk ve idare daha kolaylaşıyor” dedi.

PAKDEMİRLİ’DEN KADINLARA DESTEK

Üretimde kadınlara çok güvendiğini belirten Bakan Pakdemirli, “Bakanlıkta iki önemli müdürlüğümüzü kadınlarımıza teslim ettik, çok da başarılı işlerini sürdürüyorlar. Kadınlar yapıları itibarıyla bir araya gelip iyi işler yapabiliyorlar. Her ilde kadınlarla bir araya gelmeye, üretime, tarımın içerisinde yer lamaya davet ediyorum. Bundan da çok iyi neticelere alıyoruz. Onların katkıları çok. Bu ülke kadınların sırtında, sorumluluğunda ve omuzlarında yürüyor. Kadın çiftçilerimin Kadın Çiftçiler gününü kutluyorum” şeklinde konuştu.




Bu haber 15.10.2020 09:57:44 tarihinde eklenmiştir.


Okuyucu Yorumları

Haber Gezintisi

  • Eğitim projesine onay çıkmadı! Başkan Sengel, Bakanlığa tepki gösterdi!

  • Başkan Özcan’dan sert büst çıkışı: Bu yapılan Çiğli’ye saygısızlıktır!

  • DEVA Partisi İzmir’de yeni yönetim belli oldu!

  • Örnekköy kentsel dönüşümde örnek olacak

  • Çeşme’de muhtarlar günü kutlandı

  • Başkan Gümrükçü’den basın mensuplarına 500 gün sunumu! 'Kalkınmış bir Çiğli yaratacağız'

  • Şeffaf maskeye rekor talep

  • Başkan Sandal muhtarlarla bir arada

  • Bornova’da hem iş arayan gençlere, hem eczanelere destek

  • 15 Kasım'dan itibaren sokağa çıkma yasağı geri mi gelecek?

  • Beydağ’da bakım çalışmaları aralıksız devam ediyor!

  • Karşıyaka’da ‘muhtarlar günü’ kutlandı

  • Virüs testi pozitif çıkan AK Partili Dağ’a CHP’li Yücel’den geçmiş olsun mesajı!

  • İzmir'de 18 ilçesinde elektrik kesintisi!

  • Başkan Karakayalı muhtarlarla bir araya geldi

  • Karabağlar’da HES sırasına dijital çözüm

  • EGİAD’dan dijital dönüşüm

  • CHP’li Sertel: İzmirliler cezalandırılıyor mu?

Benzer Haberler