Ege / Güncel / İzmir / Politika / Yerel Yönetimler
Anayasa değişikliğine verdiği destek ile tartışmaların odağı haline gelen MHP’nin Çiğli İlçe Başkanı Mustafa Yıldız ile konuyla ilgili bir röportaj gerçekleştirdik.
Ali KELLE / Ege Haber Ajansı 15 Temmuz FETÖ/PDY Darbe Terörü’nden sonra ortaya çıkan Yenikapı Mutabakatı partileri ortak bir politikada buluşturmuştu. Bunun bir devamı olarak AK Parti ile MHP arasında anayasa değişikliği ile ilgili de bir uzlaşı meydana gelmişti.
AK Parti ile MHP arasında yaşanan bu yakınlaşma ile birlikte başta MHP içerisindeki muhalif kanata olmak üzere diğer bütün mevcut siyasal partiler Devlet Bahçeli’yi “çıkarcılık” ve Başkanlık konusunda AK Parti ile işbirliği yapmakla itham etmişti. MHP’ye yönelik tüm eleştirileri, MHP’nin neden anayasa değişikliğine “Evet” dediği ve mecliste neler olduğunu MHP Çiğli İlçe Başkanı Mustafa Yıldız ile gerçekleştirdiğimiz röportajda konuştuk.
Vatandaşları bireysel olarak anayasa değişikliğini okuması gerektiğinin olayları daha iyi yorumlamaya sebebiyet vereceği belirten Yıldız, eleştiriler ile ilgili detaylı olarak şu değerlendirmeyi yaptı:
Ankara’da bir “Satranç” müsabakası var
“Öncelikli olarak konuyla ilgili ve MHP’ye eleştiri getiren herkesi sağduyulu bir gözlem yapmaya davet ediyorum. Elbette anayasada bizimde beğenmediğimiz, eleştirdiğimiz taraflar var. Fakat görüşülen anayasa maddelerine bakınca büyük ölçekte olumsuzluk teşkil eden bir konu yok. Bizim olmazsa olmazlarımız bellidir; anayasanın ilk dört maddesinin değiştirilmemesidir. Anayasanın ilk dört maddesinin değiştirilmemesi ve Türklüğün anayasadan çıkarılmaması olumlu sonuçlardır.
Özellikle 15 Temmuz FETÖ/PYD Darbe Teşebbüsü’nden sonra ülkede siyaset ikinci plana atılmış ve milli politikalar ön plana çıkarılmıştır. Şuan hem Türkiye hem de MHP, büyük bir satranç müsabakası içerisindedir. Burada taşları doğru oynamalı ve ileriye yönelik hamleleri iyi planlamamız gerekmektedir.
Vatandaşlarımız konuyu “Başkanlık” üzerinden tartışsın isteniyor. Şunun altını iyice çizmek istiyorum; anayasa değişikliği ayrı bir süreç, başkanlık konusu ayrı bir süreçtir, bu iyi kavramamız gerekmektedir. Öyle bir algı yürütülüyor ki, sanki anayasa değişikliğinin olması ile başkanlık yasallaşacak. Başkanlığın yasallaşması için halk oylaması yapılacak ve milletin geleceğini ilgilendiren bu önemli konuda da son sözü millet söyleyecektir. Eğer bu teklif milletin zararınaysa millet zaten bunu kabul etmez. İşte bu durumda vatandaşlarımız tartışacağına anayasa değişikliğinin ne olduğunu, nelere neden olacağını madde madde iyice araştırsın ve incelesin.”
Milletimiz yanlış yönlendiriliyor
“Tabii milletimiz konuyu çoğunlukla televizyon aracılığı ile takip ediyor. Ne yazık ki oradaki bazı kişiler, vatandaşlarımızı yanlış yönlendiriyor. Geçmişi çabuk unutuyoruz. Geçmişte anayasanın ilk üç maddesinin değiştirilmesine hiç kimse itiraz etmiyordu, ülkenin isminin değiştirilmesi dahi tartışılırken kimse eleştirmiyordu da, bugün anayasanın ilk dört maddesinin değişmediği ve Türklük kavramının aynı kaldığı değişikliği sürekli kötü gösteriyorlar. Anayasaya dair birçok konu değiştirilebilir lakin anayasanın ilk dört maddesi devletimizin tüzüğüdür. Eğer anayasadan Türklük kavramı bir çıkarsa bizim bir daha bu kavramı anayasaya sokmamız mümkün olmayabilir.
Ben bu yaşadığımız süreçte vatandaşlarımızdan birilerinden duyduklarıyla, birilerini kendilerine rehber alarak değil, 18 maddenin hepsini tek tek okuyarak ve bilgilenerek değerlendirme yapmasını bekliyorum. Televizyon programlarından etkilenmemeleri lazım. Çünkü birçok kanalın birçok programcısı HDP barajı geçtiğinde kutlamalar yapıyordu, bu gazeteciler şimdi Türk Milleti’ni yönlendiriyor. Bu sırada bizi kimlerin yönlendirdiğine çok dikkat etmemiz gerekiyor. Eğer vatandaşlarımız eleştiri yapacaklarsa kendi hür iradeleri ile yapmalıdırlar.”
CHP’nin eleştirilerine cevap
“Açıkçası biz CHP’nin rejim için gösterdikleri bu hassasiyetleri, anayasanın ilk üç maddesi tartışıldığında da bekliyorduk. Çok iyi biliyoruz ki CHP koalisyon görüşmelerinin yapıldığı süreçte anayasanın ilk üç maddesi tartışılabilir demişti. Her şeye muhalefet gütmemek gerekiyor.
Hepimizin yaşayarak gördüğü gibi çok zor bir dönemeçten geçiyoruz. Çok uzak değil Bayraklı Adliyesi’nde yaşadığımız süreç ortadadır. Şimdi her ülkede terör olabilir yalnız her ülke teröre karşı kendi önlemini almıştır. Biz Milliyetçi Hareket Partisi olarak yıllardır söylüyoruz; teröre karşın çok ağır ve sert tedbirler alınmalıdır. Bu tedbirler alınmadığı için ülkemiz ve milletimiz bu noktaya gelmiştir. MHP kurulduğu günden beri vatana ihanetin cezasının ne olduğunu, bunlara müsamaha gösterilmemesi gerektiğini hep ifade etmişti, bu önerilerinin ne kadar doğru olduğu bu yaşadığımız dönemde daha iyi ortaya çıktı.
Milletimizin MHP’ye verdiği 40 vekil ile anayasanın ilk dört maddesinin değiştirilmemesini sağlaması ve Türklüğü muhafaza etmesi gerçekten önemli bir başarıdır. Keşke milletimiz daha fazla vekil temsiliyeti verseydi de anayasayı daha uygun şartlar haline getirebilseydik.”
Parti içi muhaliflerin muhalefetine dair
“MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli elbette eleştirilmez değildir. Eleştirilebilir, her konuda eleştirilebilir lakin Devlet Bey’in şahsi çıkarlarla itham edilmesi gerçekten ayıptır. Bu iddialar genel başkanımıza çok uzak iddialardır. Genel başkanımız son dönemlerde parti menfaatlerinden öte milletin ve ülkenin menfaatlerini düşünmektedir.
Biliyorsunuz önceki dönemlerde genel başkanımıza başbakanlık dahi teklif edildi zamanda dahi durum ve tutumu belliydi. Bundan daha büyük bir siyasi ahlak olabilir mi? Başkanlığı dahi kabul etmedi. AK Parti, Türkiye Cumhuriyeti Başbakanlığı’ndan daha büyük ne menfaat sunmuş olabilir ki?
Genel başkanımız şu anda bir pazarlık masasındadır. Tabii böyle bir durumda yüzde yüz bizim istediğimiz olacak diye bir şey mümkün değildir. Bu pazarlıktır. Bizim milliyetçilik fikirleri için önemli olan çok önemli maddeler vardır ve bunların değişmiyor olması bir başarıdır. Büyük bir başarıdır, neden?
Çünkü bundan önceki süreç ile mukayese ettiğimizde herkesin yaşayarak gördüğü gibi Dolmabahçe Mutabakatı olmuştu. 28 Şubat 2015 tarihinde Dolmabahçe’de kabul edilmişti, ben şahsen Dolmabahçe’nin de bir gönderme için seçildiğini düşünüyorum. Dolmabahçe Sarayı’nda, Bölücü Terör Örgütü PKK’nın elebaşı Abdullah Öcalan’ın on maddesinin okunduğu, Abdullah Öcalan’ın yön verdiği bir anayasa düzenleniyordu. Şimdi o günlerden, o düşünülen anayasadan bugün Ankara’da, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde, Türk Milleti’nin yön verdiği, anayasadan ilk üç maddenin çıkmadığı, Türklük kavramının korunduğu bir anayasa hazırlanıyor.”
Alternatifimizin HDP olduğunu unutmayalım
“Bugün yürütülen bu milli anayasa görüşmelerinden partimiz olan MHP’nin kalkması ve “Ben bu işe katkı sunmayacağım” demesiyle HDP’nin sürece ortak olmasını mı istiyorlar?
Şu anda “Çözüm Süreci yeniden başlasın, devam etsin ve yürütülsün” diyen bir HDP, dışarıda bekliyor. MHP’nin görüşmelerden kalkmasını isteyenlerin böyle bir düşünceleri mi var acaba?
Milletimiz şundan emin olsun ki, MHP’nin olduğu masada Türk Milleti’nin menfaatleri gözetilir.”
“Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanını, yalnız Türk Milleti değiştirebilir”
“MHP geçmişte ne demişse, ne önermişse şimdide o çizgiyi izlemektedir. MHP olarak biz, 2010 yılında mecliste “Gülen’in faaliyetleri durdurulsun” diye önerge vermiştik. O gün AK Partililer üzerimize yürümüştü. “Çözüm Süreci” yürütüldüğünde bunun çok yanlış ve çok büyük sorunlar doğuracağını ifade etmiştik hala bu düşüncemizdeyiz. Türkiye’de anayasanın ilk üç maddesi değiştirilemez ve Türklük kavramı çıkartılamaz demiştik hala aynı çizgideyiz.
Hem de mecliste 35 vekil ve parti içerisinden bu kadar muhalefete rağmen AK Parti’yi o noktadan bu noktaya çekmeyi başardık. Bu bir başarıdır ve Genel Başkanımızın bir başarısıdır. Biz MHP Çiğli İlçe Teşkilatı olarak genel başkanımıza güveniyoruz ve arkasındayız. Biz biliyoruz ki, genel başkanımız Türk Milleti’nin aleyhine hareket etmez.
Anayasa değişikliğini polemiklerden uzak değerlendirmeliyiz. Başkanlık tartışması başka bir başlıktır. Bunun seyrine de Türk Milleti karar verecektir. Halk oylamasına gidilecek, sandıklar kurulacak ve milletimiz kendi için neyi hayırlı görüyorsa onu tercih edecektir. Ve olması gerekende budur. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne iç ve dış güçler şekil veremez. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı’nı, Başbakanı’nı dış güçler ve ya darbeler değiştiremez. Onları o makama millet getirir ve yine millet sandık aracılığı ile onları o makamlardan alır. Olması gerekende budur.”
Partilerine yönelik eleştirilerin genelinin art niyetli olduğunu düşündüğünü belirten Yıldız, bu bilgi kirliliğinin olduğu ortamda sağlıklı bilgi edinmek isteyen vatandaşları ve haklı gördükleri eleştirileri tartışmak ve uyarmak isteyenlere kapılarının her zaman açık olduğunu ifade etti.
Bu haber 21.01.2017 15:08:11 tarihinde eklenmiştir.

Uğur Mumcu, Karabağlar’da da anıldı

Uğur Mumcu Foça'da anıldı

Yelken yarışları Çeşme’de başladı
Danıştay Kararı Bozdu!
Nadir Testler İçin Artık Ödeme Yok!
Ekmeğe Zam Kapıda!

Uğur Mumcu Büstü Başında Anıldı
Konaklı Minikler Kar Keyfi Yaşadı
CHP Milletvekili Kazım Arslan:'Bu hesabı sormaya geliyoruz'
BAYIR’DAN ÇARPICI AÇIKLAMALAR
Buca’da Roman Bandosu kuruluyor
Bayraklı’da 2016’da bin 50 kişinin yüzü güldü
CHP Vekiller yeni Anayasa’yı anlatmak için yollarda
Menderes EMITT Fuarı’nda

Ticaret Odası'ndan Başkana ziyaret
İzmir'de geleceğe büyük yatırım
Kahraman Fethi Sekin için Türkiye yarışacak
İzmir'de Feci Kaza