Ege / Güncel / İzmir / Politika / Yerel Politika
Ülkemizde ne yazık ki neredeyse her gün yaşanan terör eylemleri elbette ki her vatandaşın yüreğini sızlatıyor.
Ali KELLE –Ege Haber Ajansı Fakat ne yazık ki kırk yıldır bu terör eylemeleri zayıflayacağına her geçen gün artarak devam ediyor. Son olarak da İstanbul’da ve Kayseri’de iki hain saldırı gerçekleştirildi ve 58 tane vatan evladı şehit oldu. Yaşanan bu terör eylemlerini konuşmak için MHP Çiğli İlçe Başkanı Mustafa Yıldız ile bir röportaj gerçekleştirdik. Yıldız, yaşanan bu olayları iki elde değerlendirdi. Birincil olarak AKP’nin istenilen mücadele azmini gösterememesi ve ikinci olarak da CHP’nin devletin yanında olmadığını belirtti.
MHP Çiğli İlçe Başkanı Mustafa Yıldız, terör eylemlerini, hükümeti ve ana muhalefeti şu sözlerle değerlendirdi:
PKK ile FETÖ gibi mücadele edilmeli
Ülkemiz tarihinin belki de en çetin anından geçiyor. 15 Temmuz 2016 FETÖ/PYD Darbe Girişimi’nin Türk Milleti tarafından kahramanca bertaraf edilmesinden sonra, ülkemiz üzerine hain emelleri olanlar ekonomik yaptırımlara yöneldiler. Bunlarında tutmayacaklarını anlayan dış güçler şimdi hain eylemlerle memleketi kan gölüne çevirmeye çalışıyorlar. Geçtiğimiz hafta hem İstanbul, hem Kayseri’de 58 tane vatan evladı şehit oldu. Doğu ve Güneydoğu’dan, Suriye’den de her gün şehitler geliyor. Öncelikle tüm şehitlerimizden Allah razı olsun, mekanları cennet olsun. Tüm şehit ailelerine baş sağlığı, sabır diliyoruz. Allah onlardan da razı olsun. Ama işte görüldüğü gibi yalnızca bu temennileri bulunmakla yetiniyoruz. Siyasal iktidarı elinde bulunduran AKP, teröre karşı hala istenilen dirayeti gösteremiyor. Dünyanın öyle ya da böyle ilk 15 ülkesi içerisinde olan Türkiye Cumhuriyeti gibi bir devletin, teröristlere bu kadar göz yumması anlaşılır değildir.
Biz Milliyetçi Hareket Partisi olarak özellikle 15 Temmuz’dan sonra siyaset ve politika yapmıyoruz. Biz o günden sonra devletimizin bekası, milletimizin menfaati için çalışıyoruz. Bu milli tutumumuz sebebiyle hem ulusal hem de yerel bazda birçok eleştiri alsak da biz, sayın genel başkanımız Devlet Bahçeli’nin dediği gibi “Önce ülkem ve milletim sonra partim ve ben” tavrını sergilemeye devam edeceğiz.
Hem OHAL dönemindeyiz, hem MHP olarak biz devletimizin arkasındayız lakin hala terörle istenilen mücadele yapılamıyor. Genel Başkanımızın her meclis toplantısında dediği gibi AKP’nin FETÖ’ye yönelik mücadele anlayışını başta PKK olmak üzere diğer terör örgütlerine de göstermelidir. Bu ülkede PKK’lı iş adamları belli, öğretmenler belli, gazeteleri belli, destek verenleri belli ama hala bunlar faaliyetlerini sürdürmeye devam ediyorlar. O kadar tutuklanan HDP’li vekil ve PKK mensubu var hiçbirinin mal varlıklarına devletçe el konulmamış. Biz MHP olarak FETÖ’nün nasıl akademisyenleri, ilahyatçıları, trilyonluk iş adamları, askerleri, medya-yayın organları, polisleri hatta en ufak çalışanları dahi devletin gücüyle ezildiyse aynı şekil de başta PKK olmak üzere tüm terörist örgütlere de uygulanmasını istiyoruz. Ülkemizin yaşadığı olağanüstü durumlarda PKK ve benzeri terör örgütleri biraz ihmal edildi ve unutuldu fakat yaşayarak görüyoruz ki hepsi en acı şekil de kendilerini yeniden hatırlatıyorlar.
Yine genel başkanımız Devlet Bahçeli’nin dediği gibi idamın biran önce yeniden getirilmesi gerekiyor. Biz idamı niçin istiyoruz; ülkemize bu ve benzeri acılar yaşatanların sonunun ne olacağını bilmeleri gerektiğinden. Ülkemizin cezaları ne yazık ki caydırıcı değil. Birçoğu zaten aflar ile kurtuluyorlar. Küçük bir afiş dağıtmaktan içeri giren bir genç hapishanedeki diğer teröristlerin öğretileri ile dışarıya tam bir militan olarak geri çıkıyor. Cezaevleri ıslahtan daha çok suçları arttırıcı bir yer halini almış durumda.
Bütün şehitler birer Kubilay’dır
Devlet yöneticilerinin empati yapmayı bilmesi gerekiyor. İnsanlarımız yirmi yıl boyunca varı yoğu ile yetiştirdiği evlatlarını bu vatan için feda ediyorlar daha sonra televizyonlarını açıyorlar; kanallarda PKK savunucuları açıklama yapıyor, CHP ile HDP’nin miting adı altında İmralı Canisi’nin posterlerini taşımaları elbette ki şehit ailelerini yüreklerini sızlatıyor. Devlet şehit aileleri düşünülerek yönetilmelidir.
Burada da CHP’ye değinmek istiyorum. Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran ve Atatürk’ün kurduğu parti olan CHP nasıl oluyor da ülkenin bölünmesini isteyen ve Atatürk’e “Faşist” diyenlerle bir araya gelebiliyor. Bizde Atatürkçüyüz, Atatürk’ün vatan hainlerine karşı izlemiş olduğu politikalar ortadadır. Bu hafta içinde de bir kez daha anacakları Şehit Teğmen Kubilay’ı anıyorlar fakat Atatürk’ün Kubilay’ı şehit edenlere yönelik yaptığı uygulamaları kabul etmiyorlar. Bu tutum resmen bir yapmacık Atatürkçülük ve Atatürk istismarıdır. Biz diyoruz ki Atatürk, Kubilay’ı şehit edenlere ne yaptıysa bugünde binlerce Kubilay’ı şehit eden vatan hainlerine aynısı yapılmalıdır. Tabii olayların bu noktaya gelmesinde AKP’nin büyük hataları var. Genel Başkanımız yıllarca uyardı, çözüm süreci tarihi hatadır dedi. CHP’liler hükümeti çözüm sürecinden dolayı eleştiriyorlar, daha sonra PKK’nın savunuculuğunu yapan HDP’liler ile bir araya gelip eylem yapıyorlar. Bizce ikisi de hata yapıyor. Günümüzde AKP’nin, CHP’nin ve MHP’nin devlet ile millet ile bütünleşip, ülkemizi bölmek isteyen, yıkmak isteyen ve ya huzurunu kaçırmak isteyen her örgüte karşı katı tedbirler uygulamalıdır.
CHP’nin HDP ile bir araya gelmesi Atatürk’e ihanettir
7 Haziran’dan sonra CHP’nin tavansal olarak HDP ile bu denli içli dışlı olması ve Kartal’da İmralı Canisinin paçavraları altında miting yapmaları çok büyük bir hatadır. Bununla birlikte İzmir gibi Atatürkçü bir kentin CHP’nin bu tavansal politikasına eleştiri getirmemesi beni çok ama çok üzüyor. İstanbul Kartal’daki görüntüler her Atatürkçüyüm diyen kişinin zoruna gitmelidir. Aksi halde Atatürkçülükleri lafta kalır. Atatürkçü arkadaşlarımızın daha duyarlı olması gerekiyor, parti içi muhalefette bu konuları ele almalılar. PKK flamalarının altında CHP’nin bayrağının olması CHP’nin tarihi ve kurumsal yapısına uygun düşmemektedir. AKP karşıtlığı başka bir şeydir devletin ve milletin çıkarlarını düşünmek başka bir şeydir.
Elçiler bizim namusumuzdur
Her geçen gün biraz daha iyi anlıyoruz ki, ülkemiz içten ve dıştan büyük bir kaosa sokulmaya çalışılıyor. Örnek olarak geçen yaşadığımız Rus Büyükelçisi Karlov’un öldürülmesini ele alabiliriz. Sonuçta ülkemizde bulunan tüm elçilerin ve konsolosların can, mal ve namus güvenliği bizim teminatımızdadır. Yapılan bu hain saldırı Türk ahlakına ve töresine tamamen terstir. Milletimiz provakasyona getirilmeye çalışılıyor. Bu nedenle bütün milletin, devletin ve teşkilat üyelerimizin uyanık olması gerekiyor. Cumhurbaşkanı’nı sevmiyoruz diye vatan hainlerini cesaretlendirecek ve ya destekleyecek konuşmalardan uzak durulması gerekiyor.
Bu haber 22.12.2016 17:09:51 tarihinde eklenmiştir.
MHP Karşıyaka’dan tepki: Mücadeleyi MHP veriyor reklamı AKP yapıyor
Kubilay ve Cumhuriyet şehitleri anısına koştular
İzmir’in bir eksiliği daha giderildi
İzmir'de dev operasyon
İzmir’de 30. yıl coşkusu
CHP’nin “Dikatörlük” uyarısı devam ediyor
Karabağlar'da bölgesel muhtarlar toplantısı sona erdi
Bornova’ya üç kültür merkezi birden
Buca’nın eşya bankası’nda stoklar tükendi

Çam'dan yine sert muhalefet!
Foto Safari’de ödül zamanı
İzmir’in iki yakasına da dev otopark

Başkan Badem, Ödemiş’in taleplerini devletin zirvesine iletti
Arslan’dan Rize Belediye Başkanına sert tepki
Şehit Kubilay’ın akan kanları bizi hangi düşmana götürüyor?
İzmir’de yeni metro hattı nereye yapılacak?
İzmir’in dev proje için 13 firma yarıştı
İngiliz devinden Alaçatı’ya övgü üstüne övgü