SİZİN DÜNYANIZ HANGİSİ?




Yaşadığımız planet, yani içinde bulunduğumuz reel dünya bir tanedir. Bu durum,  başta insanlar, hayvanlar, bitkiler...yani tüm canlılar için tektir, bir tanedir. Değiştirilemez, yedeği yoktur, geleceği doğru kestirmek zordur. Fakat, yerine, şimdilik de olsa, yenisi konulamaz.

 

 Felsefi ve sosyo- biyolojik bir yaklaşıma göre de dünya tüm canlılar için tek ana rahmi gibidir. Çünkü tüm canlıların varlığı belli koşullar altında dünyada mayalanır. Eşleşme, çiftleşme, doğum, korunma, beslenme, büyüme ve neslini devam ettirme yine belirli koşulların varlığı sayesinde bu dünyadaki değişik girdiler ve destekler sayesinde olur.

Temiz su, temiz hava, üretme vasfını koruyabilen kirlenmemiş temiz topraklar,   bu topraklar sayesinde her canlı türü için oluşan bin bir çeşit besin türü, asit yağmurları ve ölçüsüz kesimlerle bozulup yok olmamış ormanlar her türlü canlı için vazgeçilmez niteliktedir. Yani dünya ve dünyadaki tüm varlık,  nesne ve girdiler, sadece insan soyunun değil, tüm canlıların ortak mülkiyeti ve malıdır. İnsandan su samuruna, aslandan meyve sineğine, yılandan arıya, inekten akrebe, çayıra-ota, ormandan karaçalıya... Tüm canlıların mülkiyet ve yaşama hakları vardır.

Ancak tüm canlıların yaşamlarını eş zamanlı olarak ve birlikte sürdürülebilmeleri için mevcut doğal yapının bozulmaması ve sürdürülebilir ekolojik dengenin devam etmesi gerekir. Dünya bir tane olsa bile, insanlar dahil, her canlı tütününün kendilerine özgü zorunlu ve farklı dünyaları vardır. Karıncaların, arıların, aslanların, maymunların, balık türlerinin, kurtların, kartalların... Kendilerine özgü ekosistemleri, yaşam tarzları yani kendi varlıklarını sürdürebilecekleri özel dünyaları söz konusudur. Her tür canlı, mutasyonlar istisna, var olduğu günden beri, istisnalar hariç hep aynı tarz faaliyet içinde olur. Doğayla uyumlu olan davranışlarını değiştirmez. Örneğin arılar, karıncalar, akbabalar, martılar, yılanlar... Sadece içgüdülerinin gereğini yaparlar.

Dünyadaki tüm canlılar içinde, sahip olduğu dil, akıl, bilim ve ürettiği teknolojik ürünler nedeniyle, kendi ihtiyaçlarının çok ötesinde üretim, taşıma, tüketim ve aşırı kirletme ve tahrip etme faaliyetinde bulunarak dünyadaki ekolojik dengeyi bozan tek canlı türü insan soyudur.

Ormanları aşırı tahrip etmek, yeraltı, yerüstü sularını, denizleri, havayı kirletmek, doğanın mevcut fiziki- biyolojik yapısını bozmak, örneğin gölleri kurutmak, kanallar açmak, dağları delmek, denizleri doldurmak, hatta uçak ve uydularla atmosfere bile  tehdit oluşturmak,başka canlıların ekosistemlerini yok edip onların  yaşam alanlarını tarımsal üretime ve kentleşmeye açmak insanlara özgüdür.

Başka bir söyleyişle dünyadaki tüm yıkım, tahrip, bozulma, kirletme ve başka canlıların ekolojik sistemleri yok edip yaşanılmaz hale getirme hoyratlığını yapan tek canlı insandır. Bu nedenle, yaptığı ve yapacağı olumlu ve yapıcı doğa ve çevre farkındalığı ile mevcut kötü gidişi tersine çevirmek de yine insan soyuna düşmektedir.

Bu sağlıklı ve canlı yaşamını uzun vadede güvenceye dönüşümün olabilmesi içinde doğa ve dünyamızın aşırı ve doyumsuz kar, savurganca ihtiyaç dışı gösteriş tüketimi, doyumsuz güç, sınırsız ve dizginlenemez iktidar histerilerinden arındırılması gerekir. Peki, Sizin dünyanız hangisi? Tüm insan ve canlı türünü gelecekte topyekun yıkıma, felakete götürecek bir dünya mı? Yoksa başta insan soyu olmak üzere, tüm canlı türleri ile doğanın nimetlerini hakça paylaşabilen kardeşlik ve mutluluk içinde yaşayan bir dünya mı? Safınız, tarafınız, buna göre de tutum ve davranışlarınız belli olsun.


İlgili Etiketler

İlgili etiket bulunamamıştır.


Okuyucu Yorumları