Ana Manşet / Ege / Güncel / İzmir / Politika / Yerel Yönetimler

Konak Kent Konseyi’nden “Şehir Hastanesi’ne hayır” eylemi

Konak Kent Konseyi, birlikte Şehir Hastanelerine karşı çıkmak ve kamu hastanelerinin taşınması/dönüştürülmesi ve kapatılmasına karşı eylem yaptı.

Konak Kent Konseyi’nden “Şehir Hastanesi’ne hayır” eylemi



Sevilcan GÜNAY / EHA- Konak Kent Konseyi, Ege Kent Konseyleri Birliği, Türk Tabipler Birliği, Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası,Tabipler Odası ve CHP Konak İlçe Başkanlığı  ile birlikte bugün, saat 13.00’da, Şehir Hastanelerine karşı çıkmak ve kamu hastanelerinin taşınması/dönüştürülmesi ve kapatılmasına karşı eylem birlikteliği için eylem yaptı. Eylemde, “Şehir hastaneleri kamu aleyhine bir uygulamadır” diyen Kent Konseyi basın açıklaması yaptı.

 

O basın açıklaması ise şöyle:

“Şehir Hastaneleri kamu aleyhine bir uygulamadır.

Şehir Hastaneleri, kamudan kaynak aktarmanın kılıfını oluşturan, yandaş sermayeyi zenginleştiren yöntemlerden birisidir. Hastalar, yakınları ve sağlık çalışanlarını da bu sürecin kurbanlarıdır.

Şehir Hastaneleri sağlığın anayasal bir hak olduğu, ücretsiz sağlık hizmetinin ve hastanelerin halkın olduğu gerçeğinin reddidir.

Geleceğimizi karartan Şehir Hastaneleri eşit, ulaşılabilir, nitelikli ve ücretsiz sağlık hizmeti vermesi gereken Yönetimlerin, bu hakkı göz ardı ederek sağlığı kazanç kapısı ve bir rant aracı olarak gördüğünün farklı bir kanıtıdır.

ŞEHİR HASTANELERİ, DEVLET HASTANESİ DEĞİLDİR.

-Şehir Hastaneleri döner sermaye ile çalışan kar garantili, kar amaçlı Şirketlerdir. İzmir Bayraklı Şehir hastanesi, Bakanın deyimi ile SAĞLIK ÜSSÜ Türkerler ve Gama Holding ortaklığı tarafından inşa edilmektedir. 

-Şehir Hastaneleri BEDELSİZ olarak kendilerine sunulan HAZİNE ARAZİLERİ, yani KAMUSAL ALANLAR üstüne kurulmaktadır.

-Sağlık Bakanlığı devletin arazisine kurdurduğu bu işletmelere 25 yıl kira ödeyecektir.

-Sağlık Bakanlığı tarafından bu Şirketlere % 70 doluluk yani hasta garantisi verilmektedir.

-Bu Şirketler bir yandan bina karşılığı aldıkları kiradan diğer yandan da verdikleri hizmetten para kazanmaktadır. Şöyle ki;

-Kamu arazinin tahsisi ile“sahibi” sıfatını kazanan yandaş sermayeye 25 yıl boyunca kira ve bina bakım parası ödeyeceğiz.  Öyle ki ilk ödeme kira olacak, eğer döner sermayede para kalırsa sağlık çalışanlarının maaşları ödenecek.

-Kira rakamının belirlenme işlemi ile söz konusu yatırım için yandaşa sağlanan kredi alım süreçlerinin de kamudan yana olmadığını söylememize gerek yok. 

-Bu hastanelerdeki görüntüleme, laboratuar ve fizik tedavi gibi işler yine yandaş tarafından yapılıyor. Sağlık Bakanlığına faturalanıp, ek kazanç sağlanıyor.

-Bu hizmetler verilirken öncelik karlılık olduğu için bilgi ve deneyim önemsenmiyor, yeterli sayıda personel bulundurulmuyor.

-Hastayı, müşteri olarak gören iktidarın politikasının bir parçası olarak bu yapılar, hastane olarak değil, otel olarak kurgulanıyor, yakın çevrelerine konaklama, restoran, çarşı ve benzeri gibi hizmet birimleri yapılıyor. Bunlar da yandaşlar tarafından işletiliyor ya da kiralanıyor.

-Şehir Hastanelerinin yönetim yetkisi de Şirkete ait, Başhekimin söz hakkı yok.

İzmir Bayraklı’da “ENTEGRE SAĞLIK KAMPÜSÜ”  adı altında inşa edilen garabet Hastane, tüm diğerleri gibi şehrin dışında yer almakta. Kent merkezine yaklaşık 13 km uzaklıkta, ulaşımın oldukça kısıtlı, çevresinde kente ilişkin herhangi bir yerleşim alanı ve mekanın olmadığı bir yerde. Bu durum bizlerin ve sağlık personelinin hastaneye erişimini zorlayacak ve kent trafiğini alt üst edecektir.

2060 yatak, 51 ameliyathane, günlük 71 bin kişinin girip çıkacağı planlaması ile yapılan bu ŞEHİR DIŞI HASTANE’de Hastane içi ulaşım da ayrı bir sorun olacak. 575 bin m2’lik kapalı alana sahip olan Hastanede servisler arasındaki mesafelerin uzaklığı sağlık hizmetini aksatacak olumsuzluklar yaratacaktır. Yapının büyüklüğü hijyenin sağlanması konusunda olsun, enfeksiyonun önlenmesi konusunda olsun pek çok gerekliliğin denetimini zorlaştıracaktır.

Her ne kadar burası açılınca İzmir’in hastanelerinden “kapatılan olmayacak, yatak eksiltilmeyecek” dense de bugüne kadar açılmış olan şehir hastaneleri de, DPT’nin çalışmaları da bunu yalanlıyor.  Tam da bu noktada hepimizin kullandığı Alsancak Devlet, Tepecik, Yeşilyurt, Bozyaka ve Behçet Uz Çocuk gibi hastanelerde ya yatak azaltma, ya fonksiyon değiştirme gibi işlev sınırlanması ya da kapatma gibi tamamen devre dışı bırakılma olasılığına karşı topladığımız 15 bin kadar imzayı İzmir İl Sağlık Müdür’üne teslim ediyoruz.

Sağlık Bakanın dediğinin aksine bizler “dev bir sağlık üssü” değil, kent içinde kolay erişebileceğimiz, nitelikli sağlık hizmeti alabileceğimiz sağlık kurumları istiyoruz. Alıştığımız, kentin ve bizlerin hafızalarında yer alan hastanelerimizin değiştirilmesini, dönüştürülmesini ya da kapatılmasını istemiyoruz.”




Bu haber 20.02.2020 13:50:57 tarihinde eklenmiştir.


Okuyucu Yorumları

Haber Gezintisi

  • Korona virüsüne karşı İZSİAD’dan yardım

  • Karşıyaka Spor Kulübü tesislerini sağlık çalışanlarına açtı

  • Büyükşehir'den minibüs esnafına destek

  • CHP'li Kılıç'tan flaş iddialar: Ölüm raporlarında koronavirüs yazmıyor

  • Kredi kartı faiz oranları düşürüldü

  • Urla’da yaşlılara ve ihtiyaç sahiplerine eve hizmet

  • İzmir’de o seferler geçici olarak durduruldu!

  • İzmir'de zabıta gıda denetimini sürdürüyor

  • Ulaştırma Bakanı Turhan görevden alındı

  • Tugay’dan mahallelere ‘koronavirüs’ ziyaretleri: “Evinizde durun, salgını durdurun”

  • Bornovalı tiyatroculardan Korona mesajı

  • Çıray’dan bir kez daha  sahra hastanesi çağrısı!

  • Kamu ve özel tüm sağlık çalışanlarına istifa kısıtlaması!

  • Tunç Soyer, “Bilanço ağırlaşıyor” dedi ve açıkladı: O alanları Sağlık Bakanlığımızın kullanımına açıyoruz

  • Erdoğan yeni önlemleri açıkladı: Tedbirler 30 büyük ilçede titizlikle uygulanacak

  • Başkan Özçınar korona günlerinde evde örgü örüyor! 'Herkes evde kalsın!'

  • Balık tutmak, piknik yapmak yasaklandı!

  • Robinhood bu sefer İzmir’de! Bakkaldaki veresiye borçları ödedi

Benzer Haberler