Dünya / Ege / Güncel / İzmir / Politika / Yerel Politika

Umut Barış Ballıkaya; Kişiyi Gösteren İşidir

CHP Çiğli Belediye Başkan Aday Adayı Umut Barış Ballıkaya, Çiğli’ye yönelik değerlendirmelerde bulundu.

Umut Barış Ballıkaya; Kişiyi Gösteren İşidir



31 Mart 2019 tarihinde gerçekleştirilecek olan yerel seçimlerde, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Çiğli Belediye Başkan Aday Adayı olan Umut Barış Ballıkaya, Çiğli’nin sorunlarını ele aldı ve bunlara yönelik çözümlerini dile getirdi.

Belediye yönetim şekli ile ilgili görüşlerini dile getiren Ballıkaya; “Akıllı belediyecilik sistemine girmemiz gerekmektedir. Vatandaştan, muhtarlara, meclis üyelerinden çalışanlara kadar herkesin belediye yönetimine dahil olduğu bir yönetim anlayışıdır bu. Bir organizasyon işidir aslında, herkesin görev ve yetkilerinin bilincinde olduğu koordineli bir şekilde iletişim ve çalışma sistemine dayalı bir yönetim anlayışıdır” dedi.

 

“Çiğli’deki Problemlerden Etkilenen Bir Vatandaşım”

 

1973 doğumluyum, evli ve 2 kız çocuğu babasıyım.  Makine Mühendisiyim. 20 yılı aşkın bir süredir Çiğli’de ikamet etmekteyim, mühendislik üzerine aile firmamız var Çiğli’de faaliyet göstermekteyiz.

Siyasetle tanışmam aslında çocuk yaşta başladı, babam politik bir kimliğe sahip 68 kuşağındandır. Onun 12 eylülde CHP Çatısı altında ilçe başkanı olması ve bu süreçte yaşanan olaylar bizim bir şekilde politikaya  girmemize sebep oldu. Bununla birlikte üniversitede demokratik bir üniversite mücadelesi içerisinde politikleştik. Sonrasında ise sosyal demokrat bir parti ile üyeliğimiz başladı. Gençlik merkezinin İzmir’de örgütlenmesi ile ilgili kurucu üyeydim. Sonrasında İzmir Gençlik merkezi başkanlığı, SHP İzmir İl Yönetim Kurulu Üyeliği ve sonrasında ise Cumhuriyet Halk Partisi’ne geçişimle de siyasi mücadelemiz devam ediyor.  2014 yılında da belediye başkan aday adaylığı sürecim oldu. Bu bizim için çok iyi bir tecrübe oldu. Bu sayede Çiğli ile ilgili sorunları derinlemesine tespit etme imkanımız oldu. Yaptığımız işlerde zaten mühendislik anlamında yerele yönelik işler. Biz konut müteahhiti değiliz, bizim ağırlıklı işlerimiz mühendislik, proje üzerine. Alt geçit, üst geçit, köprü, yol, fabrika, spor salonları, kültür merkezleri, mezbahalar, parklar vs gibi projelerle uğraşıyoruz ve bunların hepsi yerele yönelik projelerdir. Bir belediye başkanının hayalleridir yönettiği ilçeye bu projeleri yapmak. Hem mesleki hem de politik anlamda bu olgunluk seviyesine geldiğimizi düşünüyoruz, yaptığımız bu hizmetleri neden çiğli için yapmayayım? Üstelik bunların hepsi Çiğli’de eksik.

Çiğli son 15 yıl içerisinde çok hızlı göç aldı ve çok hızlı bir şekilde büyüdü. Bu anlamda belediye hizmetlerinin bu büyüme hızına yeterli bir şekilde organize olup yetişemediğini görmekteyiz. Bende Çiğlide oturan, yaşayan, çalışan biri olarak ilçemizin gelişmesine dair yaşanan problemlerden etkilenen bir vatandaşım.

Neden Adayım?

Siyasete girmemizin sebebi yalnızca yerel yönetimle ilgili bir durum değil, ülke gidişatı ile ilgili bir durumdur. Ülkemizde bir eşitsizlik var. Adalette, emekte, üretimde, sermayede, sanayide, inançta her alanda bir eşitsizlik var. Aynı eşitsizlik yerelde de var. Diğer belediyelere baktığımız zaman neredeyse her alanda bizde çok çok ilerideler. Çiğli olarak biz çok gerideyiz, sıfır notasındayız diyebiliriz. 

Yapılabilecek şeyler belli, ihtiyaçların önceliği belli, bunlar arasında birinci önceliğimiz ve diğer aday adayı arkadaşlarımızla ortak paydada buluştuğumuz bir sorun olan “kentsel yenilenme”. Bir belediye hizmet götürebildiği kadar alanı yapılaşmaya açmalıdır. Hem vatandaşın mağdur olmasını engellemek hem de belediyenin daha iyi hizmet sunabilmesi için gücün kadar, kapasiten kadar yapılaşmaya gideceksin. Buda ancak planlı programlı bir yöneticilik anlayışı ile gerçekleştirilebilir.

Akıllı belediyecilik sistemine girmemiz gerekmektedir. Vatandaştan, muhtarlara, meclis üyelerinden çalışanlara kadar herkesin belediye yönetimine dahil olduğu bir yönetim anlayışıdır bu. Bir organizasyon işidir aslında, herkesin görev ve yetkilerinin bilincinde olduğu koordineli bir şekilde iletişim ve çalışma sistemine dayalı bir yönetim anlayışıdır.

 

“Kişiyi Gösteren İşidir”

 

Yerele dayalı  yaptığımız işimiz bize kişisel ekonomik refahlık sağladı, biz istiyoruz ki kişisel refahımız Çiğli’ye de yansısın. Benim kızlarım keman kursu, bale kursu gibi faaliyetlere gidiyor ancak biz bu faaliyetleri Karşıya gibi ilçelerden temin edebiliyoruz, Çiğlili çocuklarımız neden bu faaliyet yada sosyal aktivitelerden yoksun olsun. Bu yalnızca para ile olacak bir şey değil, gönüllülük esasına dayanır.

Yapacağınız her hizmeti bilimsel boyutu ile ele almanız gerekiyor, şeffaf  yönetim anlayışını benimsememiz gerekiyor,

Yerelde seçim anlayışı çok farklı oluyor. Biz CHP olarak yerelde seçimimizi halktan yana yapıyoruz ancak diğer partilere baktığımızda ranttan yana olduklarını görmekteyiz. Örneğin Ak Parti’nin İstanbul’daki gerçeği ortada. İstanbul demir, beton ve camdan ibaret, eğer Cumhurbaşkanı tercihini halktan yana kullansaydı durum böyle olur muydu? Partiler düzeyinde ittifaktansa sandıkta ittifak olunması taraftarıyım ben. Kutuplaşmaya yol açacak ittifaklar yerine partisi ne olursa olsun her kesime hizmet etmekten onur duyacak kişiler etrafında toplanmayı tercih ediyorum. Hizmet anlayışı ile çalışacak insanlar bu göreve gelsin, kişisel çıkarlarının hesaplarını yapacak insanlar gelmesin.

 

“Halktan Alınan Güç Halkın Yararına Kullanılmalı”

 

Çiğli’nin sahil bölümü sorununa değinecek olursak, biz Çiğli’de İstanbul usulü bir Mavişehir yapılaşması modeline müsaade etmeyeceğiz. Mavişehir’deki o yapılar körfezi kapatmış durumda, dağın tepesine çıkıyorsunuz körfezi göremiyorsunuz, beton görüyorsunuz. Bir çok aday adayı arkadaşımızda İstanbullardan buralara bu hayallerle gelmiş olabilirler, ancak biz buna müsaade etmeyeceğiz. Halktan alınan güç halkın yararına kullanılmalı. Yarın öbür gün arkamızdan Barış Ballıkaya geldi burayı katletti gitti dedirtmek istemem.

 

Yol konusuna gelince Anadolu Caddesi bir transit yol oldu. Çanakkale istikametinden gelip Aydın istikametine kadar ışıklara takılmadan devam edip gidiyorsunuz. Anadolu Caddesi İzmir’in trafik sorununu çözmez, alternatifler yapmamız lazım, Ulukent’ten, Harmandalı’dan, Evka 5’ten, Egekent’ten, Yaka Mahallesinden, Güzeltepe’den, Evka 2’den otobana bağlantılı alternatif bir yol ve alternatif bir raylı sistem. Böylece Çiğli merkeze girmeden, merkezdeki kangren trafiğini rahatlatmamız mümkün.

 

Çöp sorununa gelince Harmandalı çöplüğü ile ilgili yapılmaya çalışılan projeler var ancak en azından bu projeler hayata geçirilene kadar insanlarımızın rahatsızlıklarını giderecek çözümler getirilmeli, çöp kamyonlarının şehir merkezlerinden uzaklaştırılması, koku ve sineklerin önlenmesi gibi. Çiğli Belediyesi sahip olduğu bu çöplük alanı nedeni ile pozitif ayrımcılık istemeli. Çiğli tüm İzmir’in çöpünü kaldırıyorsa, bunun karşılığında hizmette, yatırımda öncelik istemeli.

Kaklıç ve Sasalı’da doğal köy turizmi yapmak istiyoruz. Gönüllülük esasına dayalı bir projedir. Bu proje için kaynağımızı da Avrupa Birliği ve dünya Bankası Fonları üzerinden oluşturacağız.

Çiğli, dar gelirli vatandaşlarımızın ağırlıkta olduğu bir ilçe. Kadınlarımızı üretime kattıkça yönetimde de söz sahibi oluyorlar. Bu amaçla mahallelerimize dar gelirli ailelerimizin çocuklarını getirebilecekleri kreşler yapmayı planlıyoruz. Yine kadınlarımızın evde üretecekleri hamur içi gıdaları belediye olarak alıp öğrenci arkadaşlarımıza ücretsiz olarak dağıtacağız. Böylece hem kadınlarımıza gelir kapısı açmış olacağız hem de sosyal belediyecilik anlayışı ile öğrencilerimize, çocuklarımıza faydalı olacağız.  Kadın kooperatifleri kuracağız. Hayvancılıkla uğraşana vatandaşlarımızın daha fazla kazanması ve Çiğli halkımızın daha uygun fiyata et alabilmeleri için hayvancılık tesisleri kuracağız.

 

“Çiğli’nin Bize Güveni Tam Olsun”

 

Merkeze baktığımızda Çiğlililere yakışır bir camiye ihtiyacımız var, Çiğli’ye yakışır bir kültür sanat merkezine ihtiyacımız var, Çiğli’ye dışarıdan gelen hasta yakınlarına kalabilecekleri günü birlik yerlere ihtiyacı var, yaşlılarımızı veya engelli vatandaşlarımızı emanet edebileceğimiz günü birlik yerlere ihtiyacımız var. Mahallelerimizde yerli ve milli gıda ürünleri satacak kooperatiflere ihtiyacımız var. Daha yapılacak, yapılması gereken çok şey var bunlar zamanla projelerimiz olarak ortaya daha net çıkarılacak çalışmalardır.

Eğer bu görev bana verilirse, alanlarında uzman kişilerce oluşturulmuş kadromuzla Çiğli’ye yapılabilecek en iyi hizmet ne ise onu yapmaya çalışcağız, bu konuda bizim kendimize olan güvenimiz tam, Çiğli’nin de bize güveni tam olsun.

Biz Çiğli’yi merkezden değil, herkesle yönetmek istiyoruz. İhtiyacımız olan tek şey birlik ve beraberliktir.




Bu haber 04.12.2018 10:19:07 tarihinde eklenmiştir.


Okuyucu Yorumları

Haber Gezintisi

  • Yeni yıla Ata’yla girdiler

  • Eşya ve Giysi Bankası’ndan 11 ayda 1138 kişi yararlandı

  • Eski ihtişamına kavuştu

  • İZBAN hattına minibüs takviyesi

  • Yüksel: Kültürpark korunma altında

  • CHP’li Sındır, “Cumhurbaşkanı nerede?”

  • Yücel 'İzmirlinin Tek Derdini Yemek İçmek Sanıyorlar 

  • Emre Kongar Konak’a konuk oldu

  • Atila Sertel, iktidara Ozan Arif’in şiiriyle seslendi

  • İZSU'dan 'paket içme suyu arıtma” seferberliği

  • Altyapıda 'milat' olacak

  • Karabağ; 'A'dan Z'ye her proje nefes aldırmalı '

  • Çiğli Doğru Ellerde Marka Kent Olacak

  • İzmir için 'yak kendini derlerse'…

  • Unutulmaya Yüz Tutan Değerimiz Yerli Malı ve Tutum Haftası

  • Narlıdere İçin Büyük Hayallerimiz Var

  • Konak’ta Eşitlik Birimi hizmete girdi

  • İnsan ancak haklarıyla insan olabilir

Benzer Haberler