İzmir’in Fetih tarihi yeni bir propaganda ürünü mü?




İnsan, tabiatı var eden olmasa da anlamlandıran, şekillendiren ve onu kontrol altına alan tek canlı türüdür. Tarih ile birlikte tabiatın hakimi olan insan, kendi için mühim gördüğü bir takım öğelere de derin anlamlar yüklemiştir. Bunlara bayrak, dil, kurum ve inanç kültlerini ekleyebiliriz.

Bunların yanı sıra toplumsal bir canlı olan insan ve insanlar kendileri için önem arz eden olayların ve dönüşümlerin tarihlerini anlamlandırmış ve onlara bir kutsaliyet yüklemiştir. Bu durum insanların bilgi birikimlerinin, tarihsel değerlerinin ve geleceklerini belirleme devamlılığı açısından faydalıdır.

Dün Türk Tarih Kurumu, İzmir’in Türkler tarafından fethedilmesinin tarihini açıkladı; 25 Mart 1081.

İzmir’in fetih tarihinin belirlenmesi elbette milletimiz için önemli bir mevzudur. 1030’lu yıllardan itibaren Kuzey Horasan’da sıkışan Türk-Oğuzların, 1040 yılında kazandığı Dandanakan Savaşıyla devletleşip batıya doğru bir kapı araladıktan topu topu 40 yıl sonra 4 bin kilometreyi geçip İzmir’i fethetmesi, sanıyorum ki Türklerin nasıl bir ulusun evladı olduğunu ortaya koyan güzel bir örnektir.

Öyledir ki, 40 yıl içinde ele alınan yerlerden koca İran 800 yıl, Anadolu’da 900 yıl Türk hakimiyetinde kalmıştır ve Anadolu ebediyen de kalacaktır. Bu arada TTK’nın İzmir fethi ile ilgili yaptığı açıklamada değinmediği Timur’a da değinmek istiyorum. İzmir TTK’ya göre 25 Mart 1081 yılında Çaka Bey tarafından Türklerin eline geçmiştir yalnız ele geçen İzmir zamanla Türk yönetiminden çıkmıştır. İzmir’in tamamını Rumlardan alan ve İzmir’in Türkleşmesini tamamlayan 1402 Ankara Savaşı sonrasında Anadolu seferleri düzenleyen Timurlu Devleti’nin kurucu hükümdarı büyük Türk, Timur tarafından gerçekleştirmiştir.

İzmir’in fetih tarihinin ortaya çıkması Türk tarihinin büyük ve derinliği için iyi bir örnek olmanın yanı sıra Kıbrıs konusunun tartışıldığı şu günlerde hala “Enosis” hayali kuran Yunanlılarla, İzmir’in Avrupalı olduğunu iddia edenlere güzel bir gönderme olmuştur diye düşünüyorum.

Tabii ülkemizde her milli konu bir tartışma ve mücadele başlığı olarak değerlendirildiği için İzmir fetih tarihinin açıklanması olumlu yanlarıyla olumsuz bir takım tartışmaları da beraberinde getirecektir. Türk Milletiyle birlikte İslam dini içinde bir dönüşüm olan 1453 İstanbul’un Fethi, ne yazık ki günümüzde politize edilmiş ve gereksiz birçok tartışmanın içerisine çekilmiştir.

Ülke olarak çok kritik ve değişim sürecinden geçtiğimiz şu günlerde İzmir’in fetih tarihinin ortaya çıkması acaba politika gayesi güdüyor mu? İzmir’in fetih yıldönümü ilk kez 25 Mart 2017 tarihinde kutlanacak, bu tarihin açıklanmasının politik süreçlerle bir ilgisinin olup olmadığını, gerçekleştirilecek kutlamalarla ve verilecek mesajlar ile göreceğiz. İnşallah bu tarihin ortaya çıkışı, 9 Eylül 1922 İzmir’in Kurtuluşu’na yönelik bir alternatif olarak düşünülmez. 9 Eylül’ü birlikte kutladığımız gibi 25 Mart’ı da birlikte kutlarız. Toplumumuz hiçbir konuda kutuplaşmamalı ama özellikle milli ve tarihi konularda hiç kutuplaştırılmamalıdır. Bir de naçizane öneri, 21 Mart Ergenekon Bayramı’ndan 25 Mart’a kadar ki süre, İzmir Türk Haftası olarak İzmir yerelinde Türk geleneklerince kutlasın.

 

Konuyla ilgili son olarak da nasıl Cumhuriyet değerlerimizin politize edilmesine karşıysak aynı şekilde milli tarihlerimizin de politize edilmesine karşı ve duyarlı olmalıyız. Milletçe, İzmir’in Türk yurdu oluşunun 936. yılını coşkuyla kutlamalıyız. Ve 2081yılında milenyum kutlamalarını beklemeliyiz. 


İlgili Etiketler

İlgili etiket bulunamamıştır.


Okuyucu Yorumları