FETHİ SEKİN VE BEDELLİ “YİĞİTLERİMİZ”




Geçen hafta herkesin bildiği gibi PKK Terör Örgütü mensubu teröristler, İzmir Bayraklı Adliyesi’ne yönelik hain bir saldırı gerçekleştirdiler. Pekte gerçekleştirebildikleri sözlenemez. Kahraman bir vatan evladı olan Fethi Sekin, teröristlerle kahramanca mücadele edip, teröristlerin büyük saldırı planını en aza indirmiştir.

 

Siyaset felsefesinde iki bin yıla yakındır bir tartışma vardır: “Devlet birey için midir, yoksa birey devlet için midir?” Bu felsefi soru birçok feylesof tarafından tarih boyunca tartışılmış ve her bir düşünceyi savunanlar kendilerince kabul ettikleri argümanlarla devlet hakkında fikir beyan etmiştir.

Mustafa Kemal Atatürk’ün gençliğe yönelik yaptığı hitabede bence bu tartışmayı Türk Milleti adına sonlandırmaktadır. Mareşal Gazi’nin gençliğe hitabesindeki “Ey Türk Gençliği, birinci vazifen Türk istiklalini ve Türk cumhuriyetini ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir. Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegane temeli budur!” giriş bölümü, bireyin devlet için olduğunu ortaya koymaktadır.

Mareşal Gazi bu sözlerinde bir Türk gencinin var olmasının ve yaşamasının ilk değil tek nedenini, Türk Devleti ve Türk Milleti’ni korumak, savunmak olduğunu ifade ediyor. Zaten bir bilim olmasa da bilimden büyük ölçekte beslenen tarih ilmi, devletin, vatanın bir millet için ne denli önemli olduğunu ortaya koymaktadır. Bunun en yakın örneğini de yaşadığımız günlerde Suriye’de görmekteyiz.  Elbette bir millet devleti ayakta tutabilmek için topyekun ölemez, çünkü o zaman devlet kavramı ortadan kalkar. Ancak devleti ayakta tutmak ve milletin saadeti için canını feda edecek olanlar millet değil bireylerdir. Her insan ortalamalara bakılırsa 50-60 yıllık bir ömür sürmektedir. Bu ömrün 20 yılını görmezden gelsek topu topu 40 yıl yaşamaktadır. Bu kırk yıl içerisinde de ailesi için çalışmakta ve nihayetinde dünyadan çekip gitmektedir. Lakin her canlı türü gibi insanda genetiğinin devam etmesini ister, bu bir içgüdüdür. Bu nedenle her insan arkada bıraktıklarına yaşayabilecekleri bir yurt, korunacakları bir devlet ve destekçisi olacakları bir millet bırakmalıdır.

Kısacası şu fani dünyada bireyin bir önemi yoktur, mühim olan Türk devleti, Türk vatanı ve bunlardan da öte de Türk Milleti’dir. Usu başında bulunan bir insan bu üç yüce değer için canını feda etmekten çekinmez. Tıpkı Perşembe günü İzmir’de hainlerle kahramanca mücadele edip, birçok ailenin hayatını kurtaran ve bunun için kendi hayatını feda etmekten çekinmeyen Fethi Sekin gibi. İnsanlar Türklerin artık çok yozlaştığından dem vurur. Töreyi unuttuğunu dillendirir. Doğrudur, artık eski Türkler yok, eski Türk töresi de yok. Birkaç kahraman yiğitler var, onlarda yurdu yaşatmak için kahramanca can veriyorlar. Hem doğuda karlar altında hem batı da gökyüzün altında.

Fethi Sekin evli, çocuk babası, polis maaşı ile geçinmeye çalışan, devletini canından çok seven Elazığlı bir Türk vatandaşıdır. Türk devletini korumak için namusu üzerine yemin etmiş her namuslu insan Türk’tür.  Fethi Sekin’de Türk’tür. Bunun tartışılması bile şehidin mukaddesatına hakarettir. Vatan için şehit olmuş ve Türk Milleti’de onu en üst mertebeye kahramanlık mertebesine çıkarıp, omuzlarında ebediyete yolcu etmiştir.

 Peki Fethi Sekin neden öldü? Vatan Fethi Sekin’in canından önemli mi? Ve ya devlet Fethi Sekin’den önemli? Eğer önemliyse her gün orada burada bedelli askerliğin çıkmasını dört gözle bekleyen okumuş etmiş gençlik niye böyle düşünmez? Ülkemizde ne yazık ki Türk Milleti’nin arasında zaten bir ekonomik katman var, bu katmanı azaltmak dururken siyasiler daha fazla pervasız hala getiriyor. Değişmeyen bir askerlik töremiz kalmıştı, o da Ergenekon, FETÖ denip yerle yeksan oldu. E bakıyoruz gençlikte kalmamış. Eli ayağı tutan, ekonomik durumu yerinde olan,  akli dengesi bulunan sözde Türk gençleri askerlik yapmamak için kırk takla atıyor! Hatta aileleri böyle gençleri dışlayacağına koruyup kolluyor. Bedelli askerlik yapanlar, devlete para ödüyormuş. Vatana hizmet parayla yapılsaydı, en vatanseverler Yahudi bankerler olurdu. Vatana tıpkı Fethi Sekin, Ömer Halisdemir gibi kanla hizmet yapılır.

Evet, birçok yönden haklı olabilirler lakin her Türk vatandaşı tıpkı bir şehit annesi gibi düşünmek zorundadır. O ananın neler hissettiğini anlayıp, bu insanları öyle değerlendirmelidir. Hiçbir kurum ve ya kuruluş ya da saçma sapan öğreti Türk şehidini, Fethi Sekin’i ve ya Ömer Halisdemir gibi kahramanları boşuna ölmüş gösteremezler. Acaba Mareşal Gazi, gençliğe hitabeyi yazarken böyle bir gençliğin var olacağını bilse neler hissederdi?

Sonuç olarak başta devlet olmak üzere millet askerlik konusunu tıpkı bir şehit yakını gibi düşünmelidir. Bedensel sağlığı bulunan her Türk genci (kısa dönem, uzun dönem de bir saçmalıktır) altı ay doğu ve altı ay batı olmak üzere bir yıl boyunca askerlik görevini yapmak zorunda olmalıdır.

Askerlik yapmak istemeyenler Türk tarihinin her evresinde hatta ölüm kalım savaşımız Sakarya Meydan Muharebesi’nde bile olmuştur. Lakin hiçbir zaman askere gitmeyenler göklere çıkarılmamış ve tartışmasız infaz edilmiştir.

Yazımı Ziya Gökalp’in kutlu sözüyle bitirmek istiyorum;

“Bütün Türkler bir ordu, katılmayan kaçaktır!

 

Töremizde yazılı; "Harpten kaçan alçaktır!"


İlgili Etiketler

İlgili etiket bulunamamıştır.


Okuyucu Yorumları