Vefatının 78. Yılında Atatürk Ve Önemi




Osmanlı Devleti’nin ekonomik olarak tam anlamıyla sömürgeci devletlerin kontrolü altına girdiğini gösteren, Osmanlı yönetiminin kendi ekonomik kaynaklarını kullanma hakkını elinden alan Duyun-u Umumiye İdaresi’ni kuran Muharrem Kararnamesi’nin ilan edildiği 1881 yılında, o yıllarda henüz Osmanlı Devleti’nin bir parçası olan Selanik kentinde bir erkek çocuk doğdu.

 

O sırada Mustafa adı verilen ve yakın çevresi dışında fark edilmeyen bu çocuk, adına başka isim ve unvanlar ekleyerek büyüyecek ve elli yedi yıllık kısa ömrüne dev başarılar sığdırmayı başararak bütün dünyanın fark ettiği bir kişi olarak hayatını noktalayacaktı.

 

O, Türk milletinin kaderine yön vermeye başladıktan sonra, sadece doğduğu yıl kurulan Duyun-u Umumiye İdaresi’ni değil, Türk milletini geri bırakan bütün diğer kurumları, hatta bu kurumların çatısı olan çürümüş Osmanlı Devleti’ni tarihe gömdü. İşgalcileri Anadolu’dan kovdu, Türk milletinin zihinsel dönüşümünü gerçekleştirecek adımlar attı ve 20. yüzyılın en önemli komutan ve devlet adamlarından biri oldu.

 

Atatürk, yıktığı ve kurduğu kurumlarla sonsuza kadar hatırlanacak bir liderdir. Türkiye Cumhuriyeti ile bu çatının altında yer alan bütün cumhuriyet kurumları en çok O’nun eseridir. Oluşturduğu kurumlar, yazdığı eserler yanında, Türk milleti, Atatürk’ü en çok kendisine yaşattığı duygularla hatırlamaktadır ve hatırlayacaktır.

 

Atatürk, Türk milletine başarılı olma duygusu tattırmıştır. O, Türk askerini Anadolu bozkırında peşine takıp işgalci Yunan ordusunu kovmaya çalışırken pek çok kişi bunun macera olduğunu, memleketin bir felakete sürüklendiğini düşünüyordu. Onlara göre, yenilgi, Türk milletinin son yüzyıllar boyunca yaşadığı bir gerçekti. Bu değiştirilemezdi, çünkü kaderdi.

 

Atatürk, kaderin değiştirilebileceğini İzmir’e girerek gösterdi. Arkasından atılan devrim adımları Türk milletinin geri kalmışlık kaderini kırmaya yönelikti. Aşıladığı ruh ve gösterdiği hedef, Türk milletinin onurlu ve çağdaş bir toplum olarak milletler ailesi içinde yerini alması isteğine yönelikti. Çağdaş uygarlık düzeyinin üzerine çıkmak, o yıllardan beri her bir Türk vatandaşının vazgeçilemez özlemidir, hedefidir, tarihsel anlamıyla Kızılelma’sıdır.

 

Atatürk, sadece Türkiye’de yaşayan Türklerin değil, din, dil, ırk, renk ayrımı olmadan Batı karşısında eziklik hisseden bütün toplumların ve toplumsal önderlerin etkilendiği bir lider oldu. Onun Anadolu’da attığı adımlar, Asya ve Afrika’nın en ücra köşelerinde yankılandı. Sadece 1920’lerde ve 1930’larda değil, Atatürk öldükten sonraki yıllarda bile bağımsızlıklarına kavuşmak için mücadele eden liderler Atatürk’ün ortaya koyduğu tecrübeden yararlanmışlardı.

 

 

Atatürk’ün Türk milleti için önemi, bir gazete köşe yazısının sınırlarını çok aşmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti sonsuza kadar yaşayacak ve Türkiye Cumhuriyeti’nin onurlu yurttaşları O’nun yolunda yürümeye devam edeceklerdir.


İlgili Etiketler

İlgili etiket bulunamamıştır.


Okuyucu Yorumları