Bonzai geleceğimizi teslim alıyor




Ege  kalabalılıktan sıyrılıp yanıma geldi.

 

Dik, geriye, güzelce taranmış saçları dikkatimi çekti.

 

“- Hocam, hocam” diye seslendi.

 

Bir an etrafımda bulunan onlarca insan sustu. Tam bir sessizlik oldu.

 

“- Hocam, doktor abi, biz bunun zararlı olduğunu bilmiyorduk. Bunu bize veren de bilmiyor ki. Hatta, maça çıkmadan önce içiyoruz. Daha rahat koşarız, diye”.

 

Ege, Kemalpaşa Armutlu’da geçtiğimiz hafta düzenlediğim “Uyuşturucu Madde Bonzai’nin Zararları ve Tedavisi” halk konferansından sonra yanıma gelip, cesurca bu cümleleri söyledi.

 

Konferanstan bir gün sonra  Armutlu’da emniyet güçleri tonlarca Bonzai ele geçirdi.

 

Bonzai her yerde.

 

Bağyurdu’nda.

 

Ödemiş’te.

 

Bayındır Çırpı’da.

 

Bayraklı’da, Çiğli’de, Torbalı’da, Menderes’te.

 

İzmir’in her yerinde.

 

Türkiye’nin her sokağında, her caddesinde, her mekanda.

 

Nam’ı değer Bonzai.

 

Asıl adı Jameika’dır.

 

Ya da, Kimyasal Uyuşturucu Madde, KUM.

 

Diğer uyuşturucu maddelerden farklı olarak laboratuvarda üretilir ve ucuzdur. Bulunması da kolaydır.

 

1 Liraya, 5 Liraya bulabilirsiniz. Hatta, size bilmediğiniz, tanımadığınız biri gelip ikram da eder.  İlaç niyetine, şeker, lokum niyetine.

 

Bonzai, fakir fukara da “nasiplensin” düşüncesiyle son 4 yılda yaygınlaştı.

 

Uyuşturucu çeteleri esrar, kokain gibi maddeler pahalı, geçim derdinde olan ailelerin çocukları bunları temin edemez düşüncesiyle kimyasal kannabinoid etken maddesinden oluşan Bonzai’yi üretti.

 

Merdiven altında üretilen bu madde ani ölüme neden olmaktadır. İlk kullanımda dahi nabız ve kan basıncı artışı yaptığından 20 yaşında sağlıklı bir genci bile öldürebilmektedir. İlk dozla bile beyin hasarı, böbreklerde yetmezlik, körlük başlamaktadır.

 

Düşünün, geçtiğimiz yıl Edirne’de bir asker nöbette içip, öldü.

 

Asker nasıl içer, askeriyeye girer mi diye düşünmeyin.

 

Bonzai, uyuşturucu çetelerinin, terör örgütlerinin geçim kaynağı oldu. Sözde barış, açılım sürecinde Bonzai öyle yayıldı ki, bilmeyen, görmeyen kalmadı.

 

Dört yıldır başta İzmir olmak üzere, Türkiye’nin birçok ilinde eğitim amaçlı toplantılar düzenledim. Bu toplantıları halka açık, forumlar halinde yaptım.

 

Çiğli Güzeltepe’de böyle bir eğitim toplantısında bir anne söz istedi ve şunları söyledi: “Evladım okumak istiyordu. Uyuşturucu çetelerine karşı çıktı. Kullanmak istemiyorum, içmeyeceğim, satmayacağım dediği için öldürüldü”.

 

SORUMLU KİM ?

 

Öncelikle Devletin bizleri, çocuklarımızı uyuşturucu çetelerinden koruması, kurtarması gerekmektedir. Böylesine yaygın mobese sistemi varken, sokaklarımızın uyuşturucu madde satıcı ve dağıtıcılarından temizlenememesi düşündürücüdür.

 

Son 30 yıldır bizi yönetenlerin çocuklarımızı okul ve ev arasına sıkıştırmış olması da önemli bir nedendir. Yapılan çalışmalara göre spor, sanat, şiir, edebiyat ile uğraşan bireylerde, gelecek için planı olan geçlerde, aile içinde sevgi ve saygının bulunduğu evlerde bonzainin yaşam bulamadığı görülmektedir.

 

Tedavi amacıyla Bağımlılık Merkezleri’ne başvuranların yüzde 76’sının işsiz bireyler olması da önemli bir saptamadır. İşsizliğin önlenmesi, kentlerimizde spor salonları, yüzme havuzları, sosyal alanları kurulması  gerekmektedir.

 

ANNE  VE  BABALAR  NE  YAPSIN  ?

 

Devletin görevi güvenlik önlemlerini almak, çocuklarımızı geleceğe sağlıklı bireyler olarak hazırlamaktır. Bunun yanında bonzai ve diğer uyuşturucu maddelerle mücadelede anne ve babalara da büyük görev düşmektedir.

 

En basit şüphede bile hızlı hareket edip bireyin tedaviye yönlendirilmesi gerekmektedir.

 

Gözlerde kanlanma, ağız kuruması, ellerde titreme, bulantı, kusma, yalnızlaşma, içine kapanma, intihar düşünceleri, kilo kaybı gibi belirtilerden ikisi varsa anne ve babanın önce bu şüphelerini evlatlarıyla paylaşması çok önemlidir.  En küçük şüphede bile yapılması gereken konuşup düşüncelerimizi paylaşmaktır.

 

Tedavi için bu iletişim çok değerlidir. “Seni seviyorum, sana ihtiyacım var. Bu madde seni de beni de yok ediyor. Gel tedavi olalım” şeklinde bir yaklaşım tedavi için önemli bir adımdır. Tedavinin başarılı olabilmesi için bağımlı bireyin tedaviyi istemesi, kabul etmesi şarttır.

 

Tedavi sürerken bir taraftan da madde bağımlısının iş bulabilmesi, yaşadığı sağlıksız ortamdan uzaklaştırılabilmesi de gerekmektedir.

 

 

SON SÖZ: Bonzai sevimli bir ağaç olarak biliniyor. Oysa Bonzai geleceğimizi yok eden bir kabustur. Sorunu halı altına süpürmek yerine çözmek zorundayız.


Son Yazıları

2016.10.19 - Bonzai geleceğimizi teslim alıyor

İlgili Etiketler

İlgili etiket bulunamamıştır.


Okuyucu Yorumları